YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14572
KARAR NO : 2013/4952
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, davalının sigorta tazminatı ödemediğini, davalı aleyhine …İcra Müdürlüğünün … sayılı dosyasından yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, bakiye 30.050,00 TL. asıl alacak üzerinden yapılan icra takibine ve işleyen faize haksız olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, söz konusu aracın rehinli olduğunu sigortadan talep etme hakkının ilk önce rehin hakkı sahibinde olduğunu belirterek, davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dain mürtehin bankanın 22.06.2012 tarihli cevabi yazısında ” araç şubemize rehinli olduğundan, dava sonucunda lehine hükmedilecek tutarlardan (sigorta bedeli) öncelikle bankamız alacağının karşılanması koşuluyla, davanın yürütülmesi için davacı vekili Av. …’ya muvafakat verdiğimizi ” şeklinde rıza bildirdiği, verilen rızanın ‘ kayıtsız şartsız olması gerektiği’ açık yasa hükmü olması karşısında, dain mürtehinin rızası bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Sigorta poliçesinde dain ve mürtehin olarak dava dışı Ziraat Bankası İlkadım şubesinin gösterildiği anlaşılmaktadır. Davacının sigorta poliçesine dayalı olarak talepte bulunabilmesi için dain ve mürtehinin bu konuda açık muvafakat vermesi gerekmektedir.(TTK.’nun 1269-1270.md.) Bu durumda mahkemece, davacının aktif dava
ehliyeti (husumet) re’sen nazara alınarak, bu konuda ispat yükü üzerine düşen davacıya dain ve mürtehininden sigorta tazminat alacağını istemesine izin verdiğine dair açık muvafakatname ibraz etmek üzere münasip bir önel verilerek, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava dışı banka tarafından muvafakatin şartlı verilmesi nedeniyle geçerli kabul edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak temyiz aşamasında davacı tarafından kayıtsız ve şartsız bir muvafakatname temin edilerek dosyaya sunulmuştur. Bu durumda mahkemece bu yön araştırılarak, açık muvafakatnamenin varlığı halinde işin esasına girilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlere, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.