YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14746
KARAR NO : 2013/4488
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalı tarafından hırsızlaması ve tek taraflı olarak yaptığı kazada hasarlanması nedeniyle sigortalısına 22.150,00.-TL ödendiğini belirterek sovtaj değerinin indirilerek 17.871,00.-TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … , aracı çalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüyle davalının hırsızlık yoluyla haksız olarak elinde bulundurduğu aracı tek taraflı kazada hasarladığı, aracın sovtaj değeri indirilmesi sonucu 17.871,00.-TL hasarının bulunduğu, 17.870,00.-TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nın 1301. maddesinden kaynaklana rücuan tazminat istemine ilişkindir.
BK’nun 53. maddesine (6098 sayılı TBK m. 74) ve yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, hukuk hâkimi, ceza hâkiminin belirlediği kusur oranı ve delil yetersizliğine davalı beraat kararı ile bağlı değil ise de; sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararının bu yönleriyle bağlıdır.
Somut olayda, mahkemece, tazminat miktarının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalının hasardan sorumluluğuna karar verilmiştir. Sigortalı …’un şikayeti üzerine, hırsızlık suçundan davalının sanık olarak yargılandığı Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/269 esas, 2009/475 karar sayılı dava dosyasının kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, BK’nın 53. maddesi uyarınca, sanığın (davalının) atılı suçun işleyip işlemediğinin tespiti yönünden, ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayacağından, ceza davasının sonucu beklenerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma gerekçesine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma gerekçesine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 28.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.