YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14958
KARAR NO : 2013/4996
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı idareye ait aracın trafik kazası sonucu kusurlu olarak müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini, alacağın rücuen tahsili için davalı aleyhine Ankara 5.İcra Müdürlüğünün 2011/2079 sayılı dosyasından yapılan icra takibine itiraz nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, kusur oranının değişme ihtimaline binaen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.925,00 TL. asıl alacak üzerinden yapılan takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.’nun 1301. (6102 Sayılı TTK.1472/1.md.) maddesi uyarınca, alacağın hasar sorumlusundan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen 16.2.2009 tarihli kaza tespit tutanağında davalı araç sürücüsünün olayda 2.derece (tali), davacıya sigortalı araç sürücüsü 1.derece (asli), yolun bakım ve onarımından sorumlu kuruluşun
3.derece kusurlu oldukları belirtilmiştir. Yargılama sırasında alınan 29.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacıya sigortalı araç sürücüsünün şerit tecavüzü nedeniyle tam kusurlu olduğu bildirilmiş, mahkemece hükme esas alınan 15.2.2012 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı tarafın % 25, davacı tarafın % 75 oranında kusurlu bulundukları sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, kaza tespit tutanağı ile bilirkişi raporları arasında kusur oranları yönünden meydana gelen çelişkiler giderilmediğinden dosya bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, sürücülerin olaydaki kusur durumlarının belirlenmesi için dosyanın mahkemece İTÜ veya Karayolları Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile olayın oluş şekli itibariyle, kaza tespit tutanağı, mevcut bilirkişi raporları, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı birlikte irdelenerek tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve mevcut çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alındıktan sonra varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 8.4.2013 Gününde oybirliğiyle karar verildi.