YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1508
KARAR NO : 2012/6644
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait aracın park halinde bulunduğu esnada davalı trafik sigortalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip fazlaya ve munzam zarara ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla hasar, değer kaybı, iş kaybı, aracın bedelinin uzun süredir ödenmemesi nedeniyle meydana gelen zarar olmak üzere 4.000,00 TL‘nin olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 6.6.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 5.500,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu bildirerek hasar miktarına itiraz etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile 4.900 ,00 TL’nin 4.000,00 TL’lik bölümünün 25.6.2010 dava tarihinden, 900,00 TL’lik bölümünün ise 6.6.2011 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde talep edilen müddeabih yönünden davalı taraf hangi tarihte temerrüde düşmüşse ıslah edilen miktar yönünden de aynı tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekmektedir.
Somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile şimdilik 4.000,00.-TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 06.06.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.500,00.-TL arttırarak toplam 5.500,00.-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı zararının 4.900,00.-TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece davalının dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmesine göre 4.900,00.-TL tazminatın tamamı yönünden 25.06.2010 dava tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın 4.000,00.-TL’lık kısmı için dava tarihinden, ıslahla arttırılan ve mahkemece kabul edilen 900,00.-TL yönünden 06.06.2011 ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı “Davanın dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda kısmen kabul, kısmen reddi ile 4.900,00.-TL ” tümcesinden sonra gelen “nin 4.000,00.-TL’lik kısmının dava tarihi olan 25.06.2010, 900,00.-TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 06.06.2011” tümcelerinin çıkartılarak yerine “tazminatın dava tarihi olan 25.06.2010” ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.