Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15093 E. 2013/12805 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15093
KARAR NO : 2013/12805
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekilinin, davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın 21.06.2011 tarihinde çarptığı diğer araçta bulunan müvekkillerinin murisinin kaza nedeniyle vefat ettiğini, davalı … şirketinin bir kısım ödeme yaptığını ileri sürerek 2.500 TL maddi, 250.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı …, davacılara ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin ikametgahının Konya ili olup, davaya konu trafik kazasının da Konya ilinde meydana geldiğini savunarak, yetkili mahkemenin Konya Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuştur. Mahkemece, HMK. 7. maddesi gereğince dava sebebine göre ortak yetkili mahkemenin Konya Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle davalı …’nın yetki itirazının kabulüne ile yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2012/15093
2013/12805
6100 sayılı HMK.’nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “7. maddesinde de,” davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir. Yine aynı Yasa’nın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
HMK.’da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir.
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. Maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, işleten, sürücü ve trafik sigortacısına yöneltilen davada, dava davalılardan … A.Ş. ticari merkezinde açılmış olması bakımından davalı … vekilinin yetki itirazının reddiyle işin esasına girilerek tarafların iddia, savunma ve delilleri toplanarak varılacak sonucu göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2012/15093
2013/12805
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 24.9.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
Davalılardan …’ın sürücü ve işleteni diğer davalınında ZMSS sigortacısı bulunduğu 42 HM 927 plakalı aracın dava dışı 42 BA 349 plakalı araca 21.6.2011 tarihinde Konya ilinde çarpması sonucu 42 HM 927 plakalı araçta bulunan …’in vefatı üzerine desteğinden yoksun kaldıklarını iddia eden davacılar tarafından davalılar aleyhine İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmış,
Davalı işleten ve sürücü vekili cevap dilekçesinde müvekkilinin yerleşim yerinin Konya’da bulunduğunu, iddia olunan haksız fiilin Konya’da ifa edildiğini, davanın Konya Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini bildirerek yetki itirazında bulunmuş,
Mahkemece yargılama sonucunda 6100 sayılı HMK 7/1 maddesinde yetkili kılınan haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi olan Konya Asliye Hukuk Mahkemesinin ortak ve kesin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş,
Davacı vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun ” HMK 7/1 maddesinde getirilen yetki kuralınının kesin yetki olmadığı, davanın açıldığı İstanbul Mahkemesinin davalı … şirketinin yerleşim yeri itibariyle yetkili olduğu, görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun HMK 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralının kesin yetki olmadığına ilişkin görüşüne katılamıyorum.
Dava 6100 sayılı HMK yürürlüğünden sonra 1.6.2012 tarihinde açılmıştır.
2012/15093
2013/12805
6100 sayılı HMK 7/1 maddesinde “davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılabileceği; Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemenin belirtilmiş olması durumunda davaya o yer mahkemesinde bakılacağı” öngörülmüştür.
Yasalarda kesin yetki olduğu anlaşılan hallerde başka yer mahkemesinde dava açılması mümkün değildir.
Yetkinin kesin olduğu bazen yasa metninde açıkça ifade edilmekte, bazende maddenin düzenleme şeklinden anlaşılabilmektedir.
HMK 7/1 maddesindeki “… Davaya ancak o yer mahkemesinde bakılır” şeklindeki mutlak ifadeden, yetkinin kesin yetki olduğu sonucu çıkmaktadır.
HMK 7/1 maddesinin hükümet gerekçesinde de (madde 12) öngörülen yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğu vurgulanmıştır.
Ortak yetkili mahkemenin yetkisi, hükmün gerekçesinde de ifade edildiği üzere kesin yetkidir. (Ejder Yılmaz HMK sayfa 120)
Somut uyuşmazlıkta davacının yerleşim yeri Mersin, davalılardan Talha’nın yerleşim yeri Konya, davalı … şirketinin merkezi de İstanbul olup, davaya konu trafik kazası da Konya ilinde gerçekleşmiştir.
Konya Mahkemeleri haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi olarak tüm taraflar yönünden ortak yetkiyi taşıyan mahkeme olup, yerel mahkemenin HMK 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralanının kesin olması nedeniyle yetkisizlik kararı vermesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından yerel mahkeme kararının onanması gerekirken bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.