YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1550
KARAR NO : 2012/2479
KARAR TARİHİ : 01.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek 29.628,00 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı … şirketi vekili ve davalı … Sıddık Sevimli davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Erkan Turizm Taşımacılık İnş. Tic. Ltd. Şti davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne 3.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmini istemine ilişkindir. B.K’nun 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi, ceza mahkemesince belirlenen kusur oranları ile bağlı değildir. Bu nedenle ceza dosyasındaki maddi olgular da birlikte değerlendirilmek sureti ile kazanın meydana gelmesinde davacı küçüğün ve araç sürücüsünün kusur oranlarının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ceza yargılaması sırasında alınan kusura ilişkin bilirkişi raporuna itibar edilmesi suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı asıl olarak ne tazminat ne de bir cezadır. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabını dindirmek olması nedeniyle tazminata benzer bir fonksiyonu vardır. O halde tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Hakim manevi tazminat miktarını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak takdir etmelidir. Takdir edilecek miktar, manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yaralanmanın niteliği dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat yetersizdir.
4-Davacının, davalı … şirketinden manevi tazminat talebi bulunmamasına, mahkemece de manevi tazminatın davalı … dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesine rağmen manevi tazminatın reddedilen bölümü yönünden davalı … şirketi lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmeside doğru bulunmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 1.3.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.