Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15501 E. 2013/4107 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15501
KARAR NO : 2013/4107
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın davalı … ’in maliki, dava dışı …’ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalıya ödenen 2.588,93 TL. hasar tazminatının davalıdan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … , aracı kullananın kendisi olmadığını, aracın kendisine ait olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre kaza tarihinde davalı aracının … Taahhüt Tur. Beton Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğu, davalının husumet sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.’nun 20/d maddesi hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştirilen devir işlemleri araç mülkiyetinin devri için yeterli olup, işlemin tamamlanması için trafik tesciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi idari bir tasarruf olup, yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülkiyetin devri için kurucu nitelik taşımaz. Bunun sonucu olarak da, trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte, bu karine kesin değildir. Ayrıca noter satışıyla devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi aracın maliki sayılır.
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca zarar veren karşı taraf aracının 24.04.2009 tarihinde … tarafından noterden yapılan işlemle davalı …’e satıldığını, kaza tarihinde aracın davalı … ’in mülkiyetinde olduğunu bildirmiştir. Dosyada bulunan ve kazaya karışan sürücüler arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı ile ekspertiz tarafından düzenlenen rapordan kazanın 18.05.2009 günü gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece … plakalı davalı aracına ilişkin trafik tescil kaydı getirilip, aracın … İnşaat Taahhüt Turizm Emlak Maden Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu belirtilerek davanın husumetten reddine karar verilmiştir. Mahkemenin red kararının dayanağı olan trafik tescil kaydının incelenmesinde davalı aracının trafik tescil kaydının raporlama tarihi itibariyle maliki üzerine aracın 18.05.2009 kaza tarihinden sonra 05.11.2009 tarihinde tescil edildiği anlaşılmakta olup, kaza tarihi itibariyle araç malikinin kim olduğunu göstermemektedir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, davalı araç üzerindeki önceki mülkiyet değişikliklerini gösteren tedavüllü trafik tescil kayıtlarının ilgili trafik tescil müdürlüğünden getirtilmesi ile davacı vekilinin sözünü ettiği noter satış belgesi davacı vekili ile davalının bilgilerinden de yararlanılmak suretiyle araştırılıp kaza tarihi olan 18.05.2009 tarihinde … plakalı davalı aracının malikinin kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.