YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1560
KARAR NO : 2012/7422
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde bir kısım davalılar …, … ve … … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 6.923,58 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, müvekkiline sigortalı araca park halinde iken çalıntı olduğu iddia edilen aracın kasıtlı olarak çarptığını ve sürücüsünün tesbit edilemediğini, çarpan aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davalılar hakkında … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/750 Esas sayılı dosyasında mala zarar verme ve bu suça azmettirmekten dava açıldığını belirterek 6.923,58 TL’nın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar …, … ve … vekilleri, müvekkillerinin olayla hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, ceza davasında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiğini, müvekkilleri ile davacıya sigortalı aracın maliki olduğu şirket sahibinin kardeş olduklarını, aralarında dava konusuyla ilgili olmayan bir husumet bulunduğunu, hasar miktarını kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve …, olayla ilgilerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 6.744 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, bir kısım davalılar …, … ve … … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama-
sına göre bir kısım davalılar …, … ve … … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK’nun 1301.maddesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacıya sigortalı aracın işleteni şirket sahibi … … ile davalılardan …, … ve … … kardeş olup öncesinde birlikte kurdukları şirkette faaliyet gösterirlerken aralarında çıkan anlaşmazlık nedeniyle … …, davalı kardeşlerinden ayrılarak kendi başına sigortalı şirketi kurup faaliyetine devam etmiştir. Bu nedenle kardeşler arasında husumet oluşmuştur. Hatta … 9.Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/815-2004/866 sayılı dosyasında; … … ile …’nın 5.9.2002 tarihinde şirket sorunları nedeniyle tartışmaları sonucu … …’nın hayati tehlike oluşturmayacak, 25 gün iş ve güçten kalacak şekilde kırık meydana gelecek biçimde yaralanması nedeniyle açılan davada sanık …’nın cezalandırılmasına karar verildiği, cezanın ertelendiği anlaşılmıştır. Ancak sigortalı şirket sahibi ile kardeşleri arasında husumet bulunması, davaya konu olayı da davalıların gerçekleştirdiğinin kabulü anlamına gelmez. 24.3.2009 olay tarihinde dava dışı … … adına kayıtlı olup saat 09.20 sıralarında hastane otoparkına sürücüsü tarafından parkedilen araç, kimliği belirsiz şahıs tarafından çalınarak aynı gün saat 12.40 sıralarında davacıya sigortalı işyeri önünde park halinde bulunan araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet vermiş; hazırlıkta ve duruşmada dinlenen görgü tanığı Kadir Karaer beyanında; diğer aracın davacıya sigortalı araca sanki kasıtlı olarak çarptığını, araçtan inen ayrıntılı olarak tarif ettiği 17-18 yaşlarındaki erkek şahsın araçtan indiğini, kaza ile ilgili konuşacağını zannettiğini, ancak şahsın koşarak olay yerinden kaçtığını, peşinden gittiğini, şahsın 10 metre yüksekliğindeki duvardan atlayarak kaçtığını, yakalayamadığını, huzurda bulunan davalıların (24.12.2009 tarihli duruşmada) çarpan şahıs olmadığını söylemiştir. Aracın çalınması ile ilgili çalınan aracın sürücüsü 24.3.2009 tarihinde karakola müracaat ederek hastanede işleri bittikten sonra 14.30 sıralarında aracı parkettikleri yere geldiklerinde yerinde olmadığını, çalındığını farkedip hastane polisine başvurduklarını, daha sonra polis merkezine gelecekleri esnada hastane polisinin kendilerine ait aracın bir başka araca çarparak sürücü şahsın ../…
Kaçtığı, düz kontak yapılarak çalındığı, hasarlı olduğu bilgisinin verildiğini ifade edip şikayette bulunmuştur.
Dava dışı … …’ya ait aracın düz kontak yapılarak çalındığı, araçta davalılardan …’a ait cep telefonunun bulunduğu emniyet görevlilerince tesbit edilmiş; davalı … bu konudaki beyanında olaydan 5 ay kadar önce bu telefonu aldığını ve kullandığını, 23.3.2009 günü akşam saatlerinde evine geldiğinde telefonunun olmadığını farkettiğini, nasıl kaybolduğunu bilmediğini, …’ta yaya olarak yürürken cebinden çekilmiş olabileceğini, birkaç kez ankesörlü ve arkadaşlarına ait telefonlardan kendi numarasını aradığını, telefonun çaldığını ama cevap verilmediğini söylemiştir. Bu telefondan diğer bir kısım davalılara ait telefon numaralarının arandığı veya bir kısım davalıların telefonlarından araçta bulunan bu telefonla olay tarihinde ve birkaç gün öncesinde görüşmeler yapıldığı tesbit edilmiştir.
Davalılar hakkında … 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/750-2010/403 sayılı dosyasında mala zarar vermek suçundan açılan davada katılan … … şikayetinden vazgeçmiş, mahkemece sanıklar … … ve …’nın azmettirmeleri sonucu sanıklar …, … ve …’nın bir şekilde anlaşıp böyle bir olayı gerçekleştirdikleri kanaatine varılmışsa da şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmiş ve derecattan geçmeden kesinleşmiştir. Ancak bu dosya kapsamında sanıklar suçu işlemediklerini, olayla ilgilerinin olmadığını savunmuşlar, görgü tanığı da çalıntı araçla sigortalı araca çarpan şahsın sanıklar olmadığını ifade etmiştir. Davalıların birbirlerini tanıdıkları da ihtilaf konusu değildir. Eldeki dosyada da davalılar olayla ilgilerinin bulunmadığını ileri sürmüşlerdir. Kusur durumu ve sigortalı araçtaki hasar miktarının tesbiti yönünden uzman bilirkişi raporu alınmış, bir kısım davalılar vekili 9.7.2010 tarihli delil dilekçesinde tanıklarının isimlerini bildirmiş, ancak bu tanıklar dinlenmeden ve çalıntı araçla ilgili hazırlık soruşturması evrakı ya da dava açılmışsa dava dosyası getirilip incelenmeden … 6.Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/750 Esas sayılı dosyasında belirtilen gerekçeye atıfta bulunularak davanın 6.744 TL yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ilgili ceza mahkemesi dosyasında dahi suçun sanıklar (davalılar) tarafından işlendiğine dair somut deliller bulunmamaktadır. Kaldı ki şüphe sanık lehine yorumlanmalıdır. Şikayetten vazgeçme sebebiyle maddi vakıa yeterince araştırılmadan hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme sonucu karar verilemez.
Bu durumda mahkemece müşteki … … … …’nun 24.3.2009 tarihli araç çalınmasına ilişkin şikayet dilekçesi üzerine ne gibi işlemler yapıldığı, hazırlık soruşturması evrakı bulunup bulunmadığı, dava açılıp açılmadığı hususlarının yetkili merciiler nezdinde araştırılarak ilgili evrakların getirtilmesi, daha sonra bir kısım davalılar vekilinin 9.7.2010 tarihli dilekçesinde bildirdiği tanıklarının usulüne uygun şekilde dinlenilmesi ve sonucuna göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar …, … ve … … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle isimleri belirtilen bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 7.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.