Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15613 E. 2013/4407 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15613
KARAR NO : 2013/4407
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, alkolmetre ile yapılan ölçümde müvekkilinin 1.83 promil alkollü çıktığını, ancak müvekkilinin itirazı üzerine akabinde Adli Tıp Kurumu’nda yeniden ölçüm yapıldığını ve 0.13 promil alkollü olduğunun tesbit edildiğini, alkol nedeniyle müvekkilinin ehliyetine el konulduğu için Denizli İdare Mahkemesinin 2008/1200 E. Sayılı dosyasında işlemin iptali için dava açıldığını, mahkemenin davayı reddettiğini, temyiz üzerine Danıştay 8.Dairesinin 2009/5490-2009/6893 sayılı ilamı ile hükmün lehlerine bozulduğunu, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Denizli İdare Mahkemesinin 16.3.2010 gün 2010/90-162 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiğini ve derecattan geçerek 29.12.2010 tarihinde onandığını, yürütmeyi durdurma kararı gereğince 8.1.2010 tarihinde müvekkilinin ehliyetini geri aldığını, davalının ihbara rağmen olayın alkolün etkisi altında meydana geldiğinden bahisle hasarı karşılamadığını, kazanın münhasıran alkolün etkisinde olmadığını, müvekkilinin saat 02.50 sıralarında meydana gelen kazada uykusuzluğunun, yorgunluğunun ve yanındaki arkadaşı ile konuşurken dikkatinin dağılması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetmesinin ve yoldaki sulama çalışmasının etkisiyle aracın kaymasının kazada etken olduğunu, aracın pert olduğunu, 14.000 TL karşılığında hasarlı şekilde 3.kişiye satıldığını belirterek
piyasa değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile şimdilik 30.000 TL’nin kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş; 20.9.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 6.000 TL daha artırarak toplam 36.000 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı vekili olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana geldiğini, bunun dışında sebep görünmediğini, ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, hasarın fahiş ve teminat kapsamında olmadığını kaza tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 30.000 TL tazminatın 25.1.2009 temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline ıslahla artırılan 6.000 TL yönünden zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalı tarafından davalı kasko sigorta şirketi aleyhine açılan tazminat istemine ilişkindir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.1 maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde, gerekli incelemeleri tamamlayıp, hasar ve tazminat miktarını tespit edip, sigortalıya bildirmek zorundadır. Buna göre, alacağın muaccel olduğu en erken tarih bu 15 günün son günüdür. Ekspertiz raporunda ve acente cevabında belirtildiği üzere hasar davalı … şirketine 5.9.2008 tarihinde bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece 5.9.2008 ihbar tarihine 15 gün eklenerek 20.9.2008 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde sigorta eksperi tarafından raporun düzenlendiği 25.12.2008 tarihine, 30 gün ilave edilerek 25.01.2009 tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi doğru değil, bozma sebebi ise de; bu yöndeki yanılgının giderilmesi, yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3.maddesi delaletiyle, mülga 1086 sayılı HUMK’nin 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “Davanın kısmen kabulü ile 30.000TL tutarındaki hasar bedelinin temerrüdün oluştuğu” ibarelerinden sonra gelen “25.01.2009 tarihinden” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve yerine “20.09.2008 tarihinden” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.