YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15752
KARAR NO : 2013/4572
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı, davalı …’e ait aracın, başka bir araçla çarpışması sonucu hasarlandığını, müvekkili şirket tarafından hasar bedeli olarak 9.001,00 TL’nin davalı sigortalıya ödendiğini, daha sonra yapılan araştırma sonrası araçta sürücü değişikliği yapıldığını, aracın alkollü sigortalı tarafından kullanılırken kazanın meydana geldiğini, ancak kaza sonrası sürücünün davalı … olduğunun ileri sürülerek davalı … üzerinde alkol testi yapılmasının sağlandığını iddia ederek ödenen 9.001,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, kaza anında sigortalı araç sürücüsünün müvekkili … olduğunu, karşı araç sürücüsünün sürücü değişikliği yapıldığına ilişkin iddiası nedeniyle savcılık tarafından yapılan soruşturma sonucu yeterli delil bulunmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TTK’nin 1290 ve 1292. madde koşullarının davada gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 9.001,40 TL hasar tazminatının 05/06/2007 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-1086 Sayılı HUMK’nin 388 ve 389. maddeleri ile 6100 Sayılı HMK’nin karşılık 297/1-2 maddeleri uyarınca, mahkeme kararında; hüküm sonucunun, taraflara yükletilen hak ve sorumlulukların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı 20/03/2012 tarihli kısa kararda, davanın kabulüne karar verildiği belirtilerek 9.001,40 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasına karşın gerekçeli kararda davalı … yönünden davanın reddine karar verildiğinin belirtilmiş olması yukarıda açıklanan yasa maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden ve 10.4.1992 gün ve … Esas, … K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında da belirtildiği üzere, kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması hükmün infazında tereddüt oluşturacağından, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 1.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.