YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15846
KARAR NO : 2013/7803
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıya ait aracın müvekkiline ait park halindeki araca çarparak pert olmasına neden olduğunu, dava dışı sigorta şirketinin araç hasar bedelini 130 gün sonra ödediğini, bu sürede davacının aracını kullanamadığını ve araç kiralamak zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL. araç mahrumiyet zararının yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, hüküm Yargıtay Yüksek 3.Hukuk Dairesinin 12.12.2011 tarihli ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile 5.000,00 TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilâmına uyulduğu halde bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Bozma ilâmında “2918 sayılı Kanunun 99. maddesinde sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez ve kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarı hak sahibine ödemek zorunda olduklarının öngörüldüğü, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları da buna paralel düzenlemeler getirildiği, somut olayda; davacı hasarlanan araç nedeniyle başka bir araç kiralamak zorunda
kaldığını belirterek istekte bulunduğuna göre, sürücüsü olduğu aracın pert olması nedeniyle yerine yenisini alabilmesi için makul olan sürenin saptanması ve bu süre ile davalının sorumlu tutulması gerekir. Davacı tarafından sunulan belgelere göre zararın tamamından davalının sorumlu tutulması yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilmiştir.
Buna göre, mahkemece yapılacak iş; davacının hasar ödemesi için dava dışı Ankara Anonim Türk Sigorta Şirketi’ne başvuru tarihi itibariyle sigorta şirketinin yukarıda belirtilen yasa hükmü uyarınca ödeme yapması gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihten itibaren (sigorta şirketinin ödeme yaptığı tarihe bağlı kalınmaksızın) ve davacının aracı pert olduğundan, davacı aracının emsali niteliğinde aynı özelliklere sahip başka bir aracın satın alınması için gerekli makul sürenin belirlenmesi ve bu süre içerisinde davacı tarafın araç mahrumiyetinden (ikame araç bedeli) kaynaklanan zararının tespiti yönünden, 04.2.2011 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece olağan hayat deneyimlerine aykırı şekilde ve res’en uzun bir süre belirlenerek eksik incelemeyle hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.