YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15866
KARAR NO : 2013/5519
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline ait kamyonun, köprü çalışması yapılan yerde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamış olması nedeniyle çalışma alanındaki çukura düşerek hasarlandığını, köprü çalışmasının davalı … tarafından diğer davalı şirkete yaptırıldığını belirterek kazanç kaybı ve hasar bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 8.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01/12/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat taleplerini 8.415,05 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 7.490,75 TL hasar bedeli, 590 TL çekici ücreti, 334,30 kazanç kaybı olmak üzere toplam 8.415,05 TL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 6. maddesinin (b) bendinde; İmar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine ilişkin hizmetleri belediye sınırları dışında yapmakla il özel idaresinin görevli ve yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, tazminat istemine konu edilen olayın, davalı idarenin görevleri arasında bulunan yol yapım çalışması (köprü inşaatı) nedeniyle, dolayısıyla kamu hizmetinin görüldüğü bir sırada doğduğu ve hizmet ile ilgili bulunduğu anlaşılmaktadır.
Olayda, İl Özel İdaresinin, yukarıda açıklanan İl Özel İdaresi Yasası hükümlerinden doğan görevini belirlenen şekilde yerine getirip getirmediğinin, kamu hizmetini yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütüp yürütmediğinin, idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının yargısal denetimi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası” kapsamında, idari yargı yerlerine aittir.
Bu durumda mahkemece, davalı … yönünden yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının çözümlenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ne geri verilmesine 15/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.