Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/15976 E. 2013/1717 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15976
KARAR NO : 2013/1717
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 17.12.2008‘de haciz konulan … plaka sayılı aracın 20.08.2008’de noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığını, mülkiyetin hacizden önce davacıya geçtiğini, yargılama aşamasında ise bunlara ilaveten borçlu şirketin davacıya devri konusunda ön uzlaşma sağlandığını, ancak devrin gerçekleştirilmediğini, fatura karşılığı bazı emtiasının satın alınıp bedelinin ödendiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacının borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiği halde dava konusu araçla birlikte çok miktarda demirbaş ve emtiasını devraldığını kendisinin de kabul ettiğini, buna karşın İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilemediğini, araç satış bedelinin gerçek değerinin altında gösterildiğini, aynı gün başka araçların da davacıya satıldığını, satışla ilgili İİK’nun 280. maddesinin 1 ve 3. fıkralarının uygulanma koşullarının gerçekleştiğini belirterek davanın istihkak iddiasının reddine ve tazminata, tasarrufun iptali davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın trafik kaydına haciz konulmasından önce noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığı, mülkiyetin davacıya geçtiği, ticari kayıtlar üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda yapılan satışın gerçekliğinin tespit edildiği, ticaret sicil kayıtlarına göre de iki şirket arasında organik bağ bulunmadığı“ gerekçesi ile istihkak davasının kabulü ile karşı dava olarak açılan tasarrufun iptali davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” ve İİK’nun 97/17. maddesi uyarınca alacaklının karşı dava olarak açtığı “tasarrufun iptali” davası niteliğindedir.
İcra takibine konu borç, 13.09.2008 tarihli çekten kaynaklanmaktadır. Çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesi ticari yaşam içinde sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
Dava konusu araç satışı çekten yaklaşık 20 gün kadar önce yapılmıştır. Bu kısa süre içinde borçlu üçüncü kişiye ticari emtiasının çok büyük bir bölümünü devretmiş, hatta aynı gün içinde üçüncü kişiye dava konusu aracın yanı sıra üç araç daha satılmıştır.
Somut olayda takibe konu çekin düzenlenmesine neden olan temeldeki borcun doğum tarihinin tespiti hem tasarrufun iptali hem de istihkak davasının esasına etki edecek mahiyettedir. Bu tarih, alacaklı ve borçlunun ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bir bilirkişi incelemesi ile saptanabilir.
Buna göre yapılan inceleme sonucunda; borcun doğum tarihinden sonra ticari emtianın önemli bir bölümünün devredildiği sonucuna varılırsa bu kez İİK’nun 280. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.