YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1636
KARAR NO : 2012/6643
KARAR TARİHİ : 23.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın çalındığını bildirerek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 45.642,00 TL ‘lik sigorta bedeline mahsuben 10.000 TL ‘nin 22.7.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, yetki, işbölümü ve husumet itirazında bulunup, aracın trafik kaydındaki takyidatlardan dolayı tazminatın kesinleşmesi ve ödenmesi hususunun tamamlanamadığını bildirmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davanın kabulü ile 10.000,00 TL’nin 22.7.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı ve dava dışı … Şubesi’nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK.nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270. maddesi hükmü gereğince
bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankadan, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatı olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş, dava dışı bankadan, davanın açılmasına ve tazminatın verilmesine muvakafakati olup olmadığı konusu araştırılmalı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 23.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.