Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/16365 E. 2013/1719 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16365
KARAR NO : 2013/1719
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün …sayılı Takip dosyasında trafik kaydına 06.01.2010’da haciz konulan … plaka sayılı aracın üçüncü kişi tarafından noterde yapılan sözleşme ile 04.01.2010’da satın alındığını, aracın mülkiyetinin hacizden önce üçüncü kişiye geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu aracın kaydına haciz konulmasından önce ancak ödeme emrinin tebliğinden ve icra takibinin kesinleşmesinden sonra üçüncü kişi tarafından satın alındığı, yapılan devrin muvazaalı olduğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, temyiz incelemesi sonucunda Dairemiz tarafından verilen kararla 20.06.2011 gün, 3806–6386 sayılı kararla, aracın kaydına haciz konulmasından önce satın alındığı, tescil işleminin yapılmamış olmasının satışı geçersiz kılmayacağı, muvazaaya delil bulunmadığı, davanın kabulü gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda: “dava konusu aracın kaydına haciz konulmasından önce üçüncü kişi tarafından satın alındığı, araç mülkiyetinin hacizden önce davacıya geçtiği, aracın satılmasının davanın konusuz kalmasına neden olamayacağı“ gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında dava değeri hacizli mal ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenir. Yargıtay’ın ve Dairemizin uzun süredir istikrar kazanan uygulaması bu yöndedir. Diğer yandan mahcuzların dava sırasında satılarak paraya çevrilmesi halinde, istihkak davası ihalede kesinleşen satış bedeline dönüşecektir. (İİK’nun 97/10. maddesi)
Somut olayda hacizli araç hükümden önce kesinleşen 24.12.2010 tarihli ihale ile 15.150,00.-TL’sına satılmıştır ve bu tutar alacak miktarından daha azdır. Bu nedenle de nispi vekâlet ücretinin hesabında ihale bedelinin dikkate alınması gerekmektedir.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan nispi vekâlet ücreti hesabı hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Davalı alacaklı vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 3.bendindeki “…3.297,00.-TL..” ibaresinin çıkartılarak yerine; “…1.818,00.-TL…” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.