YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16787
KARAR NO : 2013/1436
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının aracının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, 02.12.2008 tarihinde meydana gelen kazada hasarlanan karşı aracın malikine müvekkilinin 04.03.2009 tarihinde 5.178 TL ödemede bulunduğunu, kaza anında sürücünün ehliyetsiz olması nedeniyle davalıya rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek davalının kusuruna isabet eden 5.178 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın oluşumunda müvekkilinin ehliyetsiz olmasının hiç bir etkisi olmadığı gibi, esasen müvekkilinin kazada kusurunun da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 4.300 TL tazminatın ödeme tarihi olan 04.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-7.10.2004 tarih ve 25606 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5236 sayılı Kanun ile 1086 Sayılı HUMK’na eklenen ek madde 4 ile aynı yasanın 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2011 tarihinden itibaren 1.540,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Kuyucak Sulh Hukuk Mahkemesi’nin yukarıda esas ve karar numarası yazılı dosyasında, davacı 5.178 TL rücu tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece 4.300 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Buna göre, Kuyucak Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05.04.2011 tarihli kararı, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … şirketi yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 275,33 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.