YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1848
KARAR NO : 2012/7207
KARAR TARİHİ : 01.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait olan araca davalı … Sigortaya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu araçta meydana gelen hasar miktarından sigorta tarafından ödenen 1.382 TL.nin düşülmesinden sonra bakiye kalan 4.000 TL hasar bedeli ile 500 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta vekili, davacıya kusur oranında ödeme yapıldığını ayrıca kazanç ve değer kaybının teminat dışı kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 976,37 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminatların davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün 3/8 kusur oranına göre hesaplama yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 88. maddesinde; bir motorlu aracın katıldığı kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan
dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı hüküm altına alınmıştır. Müteselsil sorumlulukta, BK. 142 maddesi uyarınca zarar görenin, borçluya başvurma hakkı vardır; dilerse sorumlulardan birine, dilerse hapsine veya bir kısmına karşı dava açabilir. Müteselsil sorumlulukta kural olarak borçlulardan herbiri borcun tamamından sorumludur.
Somut olayda; davacı davayı tam kusura ve teselsül hükümlerine dayanarak açmıştır. Bu durumda müteselsil sorumluluk hükümlerine göre bu kaza sonucu meydana gelen araçtaki hasarın tamamından davalıların sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde aracın servis aracı olduğunu, tamir esnasında çalışamadığından gelir kaybı oluştuğunu ve aracın değerinin düşmüş olduğunu beyan ederek dilekçenin sonuç kısmında 500 TL değer kaybı talep etmiş, 30.12.2010 tarihli duruşmada da araçtaki değer kaybı ile ilgili talebinden vazgeçmiştir. Mahkemenin, davacı vekiline dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanını açıklattırarak talebinin değer kaybına mı yoksa kazanç kaybına mı ilişkin olduğu, her ikisinin de talep edilmesi halinde talebini kuruşlandırması için süre verilerek ve gerekirse bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 01.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.