Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2223 E. 2012/6286 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2223
KARAR NO : 2012/6286
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3. kişi vekili, Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2011/10191 sayılı takip dosyasında 23.6.2011 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin müvekkilinin işyerinde yapıldığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçlu şirket yetkilisinin haczi mahallinde bulunduğunu, davacı 3. kişi vekilinin ibraz ettiği, vekaletnamede borçlu şirket adresinin haciz adresi olarak görüldüğü, mülkiyet karinesinin alacaklı yararına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Ticaret sicil kaydına göre borçlu şirket adresinin haciz adresinden farklı olduğu davacının dayandığı faturaların mahcuzlarla uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili ile davacı 3. kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı alacaklı vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede; Uyuşmazlık, 3. kişinin İİK.nun 96. vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 23.6.2011 tarihinde borçlu şirket ortağı olduğu anlaşılan … huzurunda yapılmıştır. Haciz mahallinde dolap içindeki klöserde bulunan borçlu şirkete ait banka dekontunun da işyerinde bulunan bir kişi tarafından yırtılarak imha edildiği haciz tutanağı içeriği ile sabittir. Bu durumda İİK.nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3. kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Davacı 3. kişi … borçlu şirketinde ortağı ve yetkilisidir. Ayrıca her zaman düzenlenmesi olanaklı ve dayanak mahkeme ilamındaki işçi alacağının doğum tarihinden sonraki tarihleri taşıyan fatura ve vergi levhası ve adi nitelikli kira sözleşmeside mülkiyeti ispata yeterli belgelerden değildir. Davacının istihkak davasının alacaklıdan mal kaçırma amacını içerdiği açıktır. O halde davacının davasını ispat ettiğinden söz edilemez. Mahkemece bu yönler gözden kaçırılarak aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı 3. kişinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişi ve davalı alacaklıya geri verilmesine 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.