Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/2531 E. 2012/7284 K. 04.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2531
KARAR NO : 2012/7284
KARAR TARİHİ : 04.06.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı … şirketine trafik sigortalı olup davalı … Tic. Şirketine ait çekicinin diğer davalı sürücünün kusuru ile vuku bulan trafik kazasında hasarlanan müvekkili sigorta şirketine kasko sigortalı aracın malikine ödedikleri 6.123 TL hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazanın kaza tespit tutanağında tarif edildiği şekli ile meydana gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece,toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; olayın belirtilen yerde meydana geldiğini davacının ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın kaza tespit zaptında tarif edilen yer ve şekilde meydana gelip gelmediği tespiti noktasında toplanmaktadır.
2918 sayılı KTK’nun 91 ve ZMSS Genel Şartlarının A.1.maddesinde, “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK’na göre işletene
düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüne yer verilmiştir. Diğer bir anlatımla, trafik sigortası üçüncü şahıslara verilen zararları karşılamaktadır. Aynı yasanın 92 ve Genel Şartların A.3.maddesinde sigorta teminatı dışında kalan halleri saymıştır.
Somut olaya gelince; trafik kazasından sonra kazaya karışan sigortalı araçların sürücüleri tarafından tutanak tutulmuş, davacı tarafa sigortalı aracın fotoğrafları çekilmiş, hasarlanan araca ait ayrıntılı ekspertiz raporu ibraz edilmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi, raporunda ekspertiz raporuna hiç temas etmemiştir.
Şu halde mahkemece, rizikonun ihbar edilenden farklı olarak ne şekilde gerçekleştiği konusunda ispat külfetinin davalı sigortada olduğu da gözetilerek, varsa davalı tarafın delilleri sorulup toplanmalı, ondan sonra İTÜ veya KTK’nun kurumlardan seçilecek kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan dosyadaki tüm deliller, araçtaki hasar durumları çarpma noktaları ve alınmış bilirkişi raporları ve tanık beyanları değerlendirilerek araçlardaki hasarların birbiri ile uyumlu olup olmadığı, yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda hasarın sigorta poliçesi genel şartlarında sayılan teminat dışı veya ihbar yanlışlığının salt sigortacının rücu hakkını önlemeye yönelik olup olmadığı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.