YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2663
KARAR NO : 2012/13803
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … ve … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.12.2012 Salı günü davacılar vekili … ve Raife Toril vekili Avukat …, davalı … ve … vekili Avukat … geldiler. Davalı … tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunanlar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını 1/2 hisseler oranında davalılara satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar Müjgan ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları üç grup altında ve İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu husu-
sunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı ).
Somut olayda İİK’nın 278. maddesinde belirtilen karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) hısımlar ile evlat edinenle evlatlık arasında yapılan ivazlı tasarruflar söz konusu olmadığı gibi taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunsa dahi aynı maddede belirlenen haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki sene içinde kalan bir tasarruf da söz konusu değildir. Kaldı ki bu hususta mahkemece banka hareketleri gibi deliller üzerinde de durulmamıştır. Ayrıca davalılar arasında alacağa mahsuben bir satış yapıldığı da iddia ve ispat edilmemiş olup davalılar Müjgan ve …’in borçlu …’nın alacaklılarından mal kaçırmak ya da alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek kişilerden oldukları(İİK.280/I) hususu da belirlenemediğinden davanın reddine karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Müjgan ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar Müjgan … ve …’e verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Müjgan … ve …’e geri verilmesine 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.