YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2668
KARAR NO : 2013/1430
KARAR TARİHİ : 12.02.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının sürücüsü olduğu, trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği kazada, … plakalı motorsikleti kullanan …’un yaralandığını, …’un tedavisi dolayısıyla müvekkili tarafından Sağlık Bakanlığı’na 6.168,92 TL ödeme yapıldığını, bu miktarın davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile alacağın %40’ı tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile davalının Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/296 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 6.168,92 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı olan 2.467,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı …’nın kazada yaralanan üçüncü kişiye ödediği tedavi giderinin, trafik sigortası yaptırmayan davalı araç işleteninden rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir.
Mahkemece, kusur oranlarının tespiti için Doç.Dr. … ‘ndan 18.06.2011 tarihli rapor alınmış, bu raporda davalının %75 oranında, dava dışı …’un ise %25 oranında kusurlu oldukları bildirilmiş, mahkemece bu rapora itibar edilmeyerek davalı olayda tamamen kusurlu imiş gibi kabul edilerek tazminatın tamamına hükmedilmiş, kusur raporuna itibar etmeme gerekçesi karar yerinde tartışılmamıştır.
Davacı …’nın, trafik sigortası yaptırmayan davalı işletene rücu hakkı bulunmakta olup, bu hak davalının kusur oranıyla sınırlıdır. Mahkemece davalının kusuruna isabet eden miktarda tazminata hükmedilmesi, eğer davalının kazada tamamen kusurlu olduğu kabul ediliyor ise, kusur raporuna itibar etmeme neden ve gerekçesi karar yerinde tartışılarak açıklanması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece, davacının dava dışı yaralı …’un tedavi giderleri için ödediği 6.168,92 TL tedavi giderinin tamamına hükmedilmiş, gerçek zarar miktarı ile ilgili bir araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece konusunda uzman bir bilirkişiden, dava dışı yaralı …’un tüm hastane ve tedavi evrakları getirtilerek, konusunda uzman bir bilirkişiden yapılan tedavinin …’un yaralanmasına ve tedavisine uygun olup olmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde bilirkişi incelemesine başvurmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmiş olması doğru değildir.
4-Kabule göre de;
Mahkemece alacağın %40 oranında 2.467,56 TL icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Oysa, davaya konu olayda alacak likit olmayıp, ancak alınacak bilirkişi raporu sonucunda alacağın olup olmadığı ve miktarı belirlenecektir. O halde,
mahkemece alacağın likit olmaması sebebiyle davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin kabulü yönünde hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, bozma sebebi yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.