YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/294
KARAR NO : 2012/6429
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş mahkemece 21.10.2011 tarihli Ek Karar ile davalı … yönünden atiye bırakılan dava yasal süresi içinde yenilenmediğinden HMK.nun 150.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, 21.10.2011 tarihli Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın trafik kazası sonucu müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta hasara neden olduğunu ve hasar bedelinin sigortalılarına ödendiğini ileri sürerek, kusura isabet eden 47.768,00 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare davalı … hakkındaki davayı ödeme nedeniyle takip etmeyeceklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı … hakkındaki dava atiye bırakılmış olduğundan bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 8.000,00 TL. nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden sonra, davalı … vekilinin müvekkili yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine yönelik 07.10.2011 tarihli dilekçesi üzerine, mahkemece 21.10.2011 tarihli Ek Karar ile davalı … yönünden atiye bırakılan dava yasal süresi içinde yenilenmediğinden HMK.nun 150.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, 21.10.2011 tarihli Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Tavzih, HUMK.nun 455.ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse, hükmün icrasına kadar taraflardan biri hükmün tavzihini isteyebilir. Ancak; tavzih yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi, hakim tavzih yoluyla hükümde unutmuş olduğu talepler hakkında karar verip bunu hükme ekleyemez ve hükmü değiştirecek şekilde düzeltme de yapamaz.
Buna göre, mahkemece bir davanın esası hakkında nihai karar vermekle işten el çekmiş sayılır. Artık bu karar Yargıtay’ca bozulmadıkça dosya yeniden ele alınıp önceki hükmün değiştirilmesi şeklinde yeniden bir karar verilmesi söz konusu olunamaz.
Somut olayda; 21.6.2011 tarihli esas hükümle, davalı … yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kesinleşmesinden sonra, davalı … vekilinin 07.10.2011 tarihli dilekçesi üzerine, bu defa, 21.10.2011 tarihli Ek Karar ile davalı … yönünden verilen önceki hüküm “davalı … hakkındaki dava yasal süresi içinde yenilenmediğinden HMK.nun 150.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ve davacı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine” şeklinde değiştirilerek yeni bir karar verilmiş olduğundan, usul ve yasaya aykırı Ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 21.10.2011 tarihli Ek kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.