YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3103
KARAR NO : 2012/7097
KARAR TARİHİ : 31.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı, davalı taraf aracının kendi yönetimindeki iş makinasına arkadan çarparak hasarladığını, olayda kendisinin de yaralandığını, davalı sürücü hakkında sulh ceza mahkemesinin 2009/201-2010/278 sayılı dosyasında taksirle yaralamaya neden olmak suçundan açılan dava sonunda olayda tamamen kusurlu görülerek cezalandırılmasına karar verildiğini tesbit raporuna göre aracında 19.390 TL hasar ve 3.600 TL işgücü kaybı zararı oluştuğunu, davalının trafik sigortasından 13.000 TL tahsil edildiğini belirterek bakiye 9.990 TL.nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmişitr.
Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş; davalılar duruşmalara katılmadıkları gibi davaya yazılı olarak da cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 9.990 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı … adına gönderilen dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına, kararın dahi aynı şekilde muhatabına tebliğ edilmesine göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında
kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. HUMK.nun 275.maddesi uyarınca ” Mahkeme, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşürünün alınmasına karar verir.” Zarar veren kişi ya da kişiler kusurları oranında karşı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumlu tutulabilir. Tarafların yaptırdıkları tespit raporları onu açıkça kabul etmeyen diğer tarafı bağlamaz. Davaya cevap vermemek, davayı inkar etmek, kabul etmemek anlamına gelir. BK.nun 53.maddesi gereğince “Hakim kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin faili temyiz kudretini haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair ahkamiyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinde verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir. Bundan başka ceza mahkemesi kararı kusurun takdiri ve zararın miktarını tayin hususunda dahi hukuk hakimini takyit etmez.”
Ceza yargılaması sonucunda verilen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı BK.53.maddesi anlamında temyize konu kararlardan değildir.
Somut olayda davacı, davalı … adına kayıtlı aracın diğer davalı sürücü …’nun yönetiminde iken kendi yönetimindeki iş makinesine arkadan çarparak hasarladığını, kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, aracında 22.990 TL tutarında zarar oluştuğunu, bunun 13.000 TL.sını davalı tarafın trafik sigortasından tahsil ettiğini belirterek bakiye 9.990 TL.nın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davalılar duruşmalara katılmamışlar ve davaya yazılı olarak da cevap vermemişlerdir. Olaya ilişkin karar tesbit tutanağında davalı sürücünün arkadan çarpma kuralını ihlalden tamamen kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davalı sürücü … hakkında Sulh aynı olayla ilgili Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/201-2010/78 sayılı dava dosyasında taksirle yaralamaya sebebiyet vermek suçundan dava açılmış; bu dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı sürücünün önünde seyir eden araca arkadan çarpmak kuralını ihlal etmekten asli ve tam kusurlu olduğu tesbit edilmiş, bu raporu göre sanık davalı sürücü …’nun olayda tamamen kusurlu olduğunun kabulü ile neticeten adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından Denizli 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/308 Değişik İş Sayılı dosyasında araç hasarı yönünden yaptırılan tesbit sonucu verilen 14.9.2009 tarihli bilirkişi raporunda davacı aracında 19.390 TL tutarında hasar ve 20 iş günlük tamir süresince günlüğü 180 TL.sından 3.600 TL işgüçten kalma (kazanç kaybı) zararı olduğu belirtilmiştir. Davacı bu rapora göre talepte bulunmuştur.
Sulh Ceza Mahkemesi’nden alınan bilirkişi raporunda davalı (sanık) …’nun olayda tamamen kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle anılan hükmün temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Ceza mahkemelerinde tesbit edilen kusur oranı değil, maddi vakıalar hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olur. Kaldı ki o davada davalı işleten …’de taraf değildir. Yine davacı tarafından tek taraflı olarak yapılan tesbit sonucu belirlenen hasar miktarı da davalıları bağlamaz.
Mahkemece, eldeki dava dosyasında kusur ve hasar yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan kusur hususunda Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/201-2010/278 sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu; hasar konusunda ise, davalı tarafı bağlayıcılığı bulunmayan Denizli 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/308 Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtilen hasar miktarı hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davacının kaza ile ilgili bilgi ve belgelerinin dosyaya getirtilmesi, daha sonra İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurum veya kuruluşlardan kusur, hasar ve kazanç kaybı hususlarında uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan tarafların olaydaki kusur durumları, davacı aracında bu kaza nedeniyle meydana gelen hasar miktarı, hasarın ne kadar sürede tamir edilebileceği, tamir süresince davacı tarafından araç için yapılması zorunlu giderler de (yakıt amortismon vs.) gözönünde bulundurularak günlük net kazanç kaybı hususlarında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek denetime elverişli, gerekçeli, ayrıntılı, Sulh Ceza Mahkemesi’nde ve Denizli 3.Sulh hukuk mahkemesinin ilgili tesbit dosyasında alınan önceki bilirkişi raporları da irdelenerek alınacak rapor sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili-
nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 31.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.