Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3120 E. 2012/13805 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3120
KARAR NO : 2012/13805
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ : … Asliye 10. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı ve davalılar …, …, … vekilince istenilmiş, davalılar …, … ve … vekili duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 11.12.2012 Salı günü davacı ve davalı … tarafından gelen olmadı. Davalılar …, … … ve … vekili Av. … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunanlar vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Hükmüne uyulan bozma ilamında, davacı tarafından aciz belgesinin ibraz edilmemesi ve davalıların kötü niyetli olmamaları nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen kararın dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmediği, alacaklı davacı tarafından İİK.nun 143. maddesine göre düzenlenen kesin aciz belgesi ibraz edilmemiş ise de … 28. İcra Müdürlüğünün 2008/8374 sayılı takip dosyasında 31.05.2008 tarihinde yapılan haciz sırasında tutulan tutanakta borçlunun haczi kabil malının bulunmadığının yazıldığı gibi 20.05.2008 tarihinde davalı borçlu tarafından verilen mal beyanı dilekçesinde de borcuna yeter malının olmadığının bildirmiş olduğu, mahkemece borçluya ait olduğu kabul edilen şirket hisselerinin değerinin de borca yetmediği anlaşılmış olmakla borçlu davalının aciz halinin kabulünün gerektiği, dava konusu
taşınmazın borçlu davalı tarafından üçüncü kişi konumunda olan diğer davalı …’e yapılan satış sırasında tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri arasında bir mislini aşan fahiş fark bulunduğu gibi dosya içeriğinden borçlu davalı … ile davalı … arasında ticari ilişki de olduğu, davalılardan …’ın, davalı …’ın kayınpederi olup davacı …’nın ise kötü niyetli olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığının anlaşıldığı bu durumda mahkemece borçlu davalının aciz halinin kabulü ile davanın esasına girilmesi yukarda yapılan açıklamalar ışığında davalılardan … ve …’ın borçlu davalının mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olup olmadıkları hususunun değerlendirilmesi, davalılardan … …’ın kötü niyetli olduğuna ilişkin yeterli delil bulunmadığının göz önünde bulundurulması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davalı … hakkındaki davadan feragat edilmiş olması nedeniyle bu davalı hakkındaki davanın reddine, öteki davalılar hakkında ise taşınmazın satışında bedel farkı bulunduğu, borçlu ile 3. kişi arasında ticari ilişkinin olduğu ve davalı 4. kişi …’ın da 3. kişi …’ın kayınpederi olduğu bundan dolayı borçlunun durumunu bilebilecekleri gerekçesiyle davanın bedele dönüştürüldüğü nazara alınarak kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ile davalılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptaline ilişkindir.
İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Dava konusu malın 3. kişi tarafından elden çıkarılması durumunda somut olaydaki gibi davanın bedele dönüşmesi ve davalılardan birinin ölümü halinde mirasçılarının davada yer almaları ya da mirasın reddi halinde yasal prosedürlerin tamamlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekir. Taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da yoktur.
Açıklanan nedenle yargılama sırasında öldüğü anlaşılan davalı …’ın mirasçılarının davaya dahil edilmesi ya da mirasın reddi hususu var ise bundan sonraki prosedürlerin işletilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalılar …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 900.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar …, … ve …’a verilmesine, duruşmada vekille temsil edilmeyen davacı ile davalılardan … lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalılar …, … ve …’a geri verilmesine 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.