YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3122
KARAR NO : 2012/6899
KARAR TARİHİ : 28.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kırşehir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4605 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Sarıgöl 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/7 sayılı Talimat dosyasında yapılan 11.01.2011 günlü hacze konu 960 torba yemin davacı üçüncü kişi tarafından borçludan 07.01.2011’de satın alındığını, depoda emaneten bulunduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, üçüncü kişinin mülkiyet hakkına dayandığını, ancak haczin satış işlemi tamamlanmadan ve mülkiyet henüz davacıya geçmeden yapıldığını, İİK’nun 97/a maddesindeki karinenin borçlu yararına olduğunu, istihkak iddiasının kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu yemin Kızılçukur Kooperatifinin deposunda haczedildiği, davacı tarafından satın alınmakla birlikte emaneten burada bırakıldığı, teslim alınmadığı için mülkiyeti üçüncü kişiye geçmeden yapılan haczin geçerli olduğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İİK’nun 97/13. maddesi gereğince alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için istihkak iddiasının reddinin yanı sıra teminat karşılığı takibin durdurulması kararının da verilmiş olması gerekir. Mahkemece verilen teminat kararı yediemin değişikliği mahiyetinde olup, alacaklı yararına tazminata hükmedilebilmesi için aranan tüm koşullar aynı anda gerçekleşmediğinden davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bent
kapsamı dışında kalan diğer temyizi itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davaları İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulüne tabidir. Dava değeri de hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenir. Mahcuzların satılması halinde istihkak iddiası satış bedeline dönüşeceği için dava değerinin belirlenmesinde bu miktara bakılmalıdır.
Somut olayda dava değeri dava konusu 960 çuval yeme isabet eden satış bedeli olan 14.836,37.-TL’sıdır ve dava esastan red ile sonuçlandığına göre bu miktar üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece davalı alacaklı vekili yararına maktu tarife üzerinden vekâlet ücreti hesabı hatalı olmuştur.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ : Davalı alacaklı vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 4.bendindeki “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre 400,00.-TL vekalet ücretinin davacı Kooperatiften alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine; “Davalı alacaklı vekili yararına karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 14.836,37.-TL üzerinden alınması gereken 1.780,37.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 28.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.