Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3254 E. 2013/5455 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3254
KARAR NO : 2013/5455
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Aydın 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/9386 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Çine 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/807 sayılı Talimat dosyasında yapılan 28.08.2010 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz adresi ile mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, hacizde davacı üçüncü kişinin hazır bulunmadığını, bu sırada borçluya ait kartvizitin ele geçtiğini, vergi levhası dışında delil sunulamadığını, borçlunun iş yerinin mali durumu bozulduğu için annesi olan üçüncü kişiye muvazaalı olarak devredildiğini, mahcuzların takip borçlusuna ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı üçüncü kişinin 05.08.2009’dan beri beyaz eşya alım satımı işi ile uğraştığı, 03.05.2010’dan itibaren de haciz adresinde aynı alanda faaliyet gösterdiği, mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğu tazminata ilişkin koşulların gerçekleşmediği “ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Takibe konu borç 22.10.2002’de imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Vergi Dairesi’nden alınan yazı cevabına göre; takip borçlusu, dava konusu haciz adresinde 02.02.2005–31.12.2008 tarihleri arasında kırtasiye malzemeleri ile ilgili bir alanda faaliyet göstermiştir. Davacı tanıklarının anlatımlarına göre borçlu aynı yerde babası … ile birlikte ortağı olduğu bir şirket bünyesinde beyaz eşya ticareti ile uğraşmış, banka borçları nedeni ile şirketin buradaki faaliyetine son verip, iş yerini içindeki kimi eşyalarla birlikte üçüncü kişiye devretmişlerdir. Bu arada üçüncü kişinin eşi olan …’in taşınmazı sattığı, alan kişinin ise kısa süre sonra bir başkasına sattığı, üçüncü kişinin de kira sözleşmelerini yeni maliklerle yaptığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte dosya içeriğine göre davacı üçüncü kişinin haciz adresindeki faaliyetinden önce ticaretle uğraşmadığı sabittir.
Bu koşullarda tanık anlatımlarındaki hususların araştırılması anlamında tapu kayıtları ile … Ltd. Şti.nin ticaret sicil kayıtları getirtilmelidir.
Diğer yandan dava konusu borcun kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklandığı dikkate alındığında, son dönem hesap ekstrelerinin getirtilerek borcun gerçek doğum tarihinin ve kredi kartının ticari faaliyetler sırasında kullanılıp kullanılmadığının borçlunun ticari defterleri üzerinden tespiti, gerekirse bu konularda banka kayıtları üzerinde de mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir.
Diğer yandan, devir tarihi itibarı ile borçlunun ticari işletmesinin fiilen kapanıp kapanmadığı, ticari emtiasının önemli bir bölümünün ya da iş yerinin tamamının üçüncü kişiye devredilip devredilmediği konularında da üçüncü kişi ve borçlunun ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmalıdır. Toplanacak delillere göre borçluya ait ticari emtianın önemli bir bölümünün borcun doğum tarihinden sonra üçüncü kişiye devredildiği sonucuna varılırsa muvazaanın varlığı, iş yeri devri yapıldığı sonucuna varılırsa İİK’nun 44. maddesindeki gereklerin yerine getirildiğinin iddia ve ispat edilememesi karşısında 818 sayılı BK’nun 179. (6098 sayılı TBK’nun 202.) maddesinin uygulama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmalıdır.
Tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 15.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.