Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/3493 E. 2013/3118 K. 11.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3493
KARAR NO : 2013/3118
KARAR TARİHİ : 11.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün tek taraflı olarak sebebiyet verdiği trafik kazasında, araç içinde yolcu olarak bulunan davacılar murisinin vefat ettiğini, davalının başvuru üzerinde poliçe gereğince tazminat ödediğini, ancak eksik ödeme bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 10.10.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle taleplerini toplam 71.823,43 TL. na yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, poliçe gereğince ödeme yapıldığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kabulü ile davacı eş … için 65.791,25 TL., davacı … için 6.032,17 TL. olmak üzere toplam 71.823,43 TL. tazminatın 19.4.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve bakiye zarar yönünden fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasında davacı tarafın hukuki bir yararının bulunmayıp zarar sorumlusundan talep edilebilecek olmasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılar vekilince ıslah dilekçesinde temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiş, ancak mahkemece yasal faize hükmedilmiştir. Oysa zarara neden olan minübüs ticari araç olup ticari faaliyet sırasında zarara neden olmuştur. Bu itibarla temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nin 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (1) nolu bendindeki “yasal faiziyle” şeklindeki ibarenin çıkartılarak yerine “avans faiziyle” ibaresinin yazılmasına ve hükmün davacı taraf yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 11.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.