YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3654
KARAR NO : 2012/6691
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi, İstanbul 4.İcra Müdürlüğü’nün 2009/9818 sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, haczin yapıldığı işyerinin vergi kaydı ve işletme ruhsatının müvekkili adına bulunduğunu ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlunun huzurunda yapıldığını haczin yapıldığı işlerinin tabelasında borçluya ait işletme adının yazılı olduğunu, davacının borçlunun kızı olup istihkak iddiasının muvazaaya dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece haczin ödeme emri tebliğ edilenden farklı bir adreste yapıldığı, davacı tarafından sunulan faturaların davacı adına düzenlendiği ve faturalardaki adresin haciz adresi olduğu, düzenlenme tarihlerinin haciz tarihinden önceki tarihleri taşıdığı, haciz adresinin davacı ve eşi tarafından işletildiğinin tanık beyanları ile sabit olduğu, mülkiyet karinesi aksinin davacı tarafından ispat edildiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile mahcuzların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz ödeme emri tebliğ edilen yerde yapılmamış ise de haciz adresinin karşısında borçlunun ünvanının yazılı olduğu tabela tespit edilmiş, haciz borçlu …’ın huzurunda yapılmıştır. Bu durumda İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi davalı alacaklı yararınadır. Aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Davacının dayandığı borcun
doğumundan sonraki tarihi taşıyan ve isteyen herkişi adına düzenlenmesi mümkün faturalar tek başına karine aksini ispata yeterli değildir. Kaldı ki, haciz adresinde daha önce borçlu …’ın Temiz Mandıra ismiyle ticari faaliyet gösterdiği, borçlunun belediyeden 9.1.2008 tarihinde ticari işyeri açma ruhsatı aldığı dosya içeriği ile sabit olduğu gibi haciz sırasında hazır bulunan borçlu, haciz adresinde daha önce kendisinin faaliyet gösterdiğini, işletmeyi 18.4.2008 tarihinde kızı 3.kişiye devrettiğini beyan etmiştir. Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki ilişki örtülü işyeri devri niteliğinde olup İİK’nun 44 ve BK’nun 179.maddeleri uyarınca işletmeyi devralan 3.kişi işletmenin borçlarından da sorumludur. Bu durumda mahkemece davacı 3.kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 24.5.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.