YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3707
KARAR NO : 2012/6733
KARAR TARİHİ : 24.05.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3. Kişi vekili, İstanbul 12.İcra Müdürlüğü’nün 2007/10941 Takip, Küçükçekmece 3.İcra Müdürlüğü’nün 2007/2482 Talimat sayılı dosyasından 21.6.2007 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını, %15 tazminatın tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz adresinin borçluya ait olduğunu, davacının haciz adresinde 1.5.2007 tarihinde faaliyete başladığını belirtmesine rağmen başka bir takip dosyasında borçluya haciz adresinde 7.5.2007 tarihinde tebligat yapıldığını, davacının kendi adına düzenlediği sevk irsaliyelerinin iddianın ispatı bakımından yeterli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, bilirkişi raporuyla dava konusu mahcuzların davacı tarafından sunulan faturalara uygun olmadığı belirlenmiş ise de haciz adresinde davacı 3.kişinin takip konusu borçtan önce 11.5.2007 tarihinde şube açtığı, davacı ile borçlunun adreslerinin farklı olduğu, ortakları arasında ilgi bulunmadığı, davacının borçlu ile ticari ilişki içinde olmasının borçlunun borcu için davacı şirkette haciz yapılma-
sını gerektirmiyeceği davacı tarafından sunulan faturaların dava konusu mahcuzlara uygun olmamasının malların borçluya ait olduğunu göstermiyeceği, bir malı elinde bulunduranın onun maliki sayılacağı, davalı alacaklı tarafından mahcuzların davalı borçluya ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıda haczedilen mallar üzerindeki haczin kaldırılmasına, koşulları oluşmadığndan davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3.kişi tarafından açılmış istihkak istemine ilişkindir.
Takip konusu borç 31.5.2007 keşide tarihli iki adet çeke dayalıdır. Dava konusu haciz borçlunun ticaret sicil ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup karine aksinin davacı 3.kişi tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gereklidir.Davacı 3.kişi vekili delil olarak 1.5.2007 tarihli kira sözleşmesi ile haciz adresinde 7.5.2007 tarihi itibarıyla şube açılışını gösterir 11.5.2007 tarihli ticaret sicil gazetesini sunmuş ise de İstanbul 14 İcra Müdürlüğünün 2007/4981 sayılı takip dosyasıdan ödeme emrinin borçlu şirkete 7.5.2007 tarihinde haciz adresinde tebliğ edildiği ve anılan dosyadan aynı adreste 27.4.2007 tarihinde borçlu şirket yetkilisinin huzurunda haciz yapıldığı anlaşıldığından sunulan bu delillerin kesin ve güçlü delil olarak kabülü mümkün görülmemiştir. Davacının delil olarak sunduğu 14.5.2007-18.6.2007 tarihleri arasında düzenlenen faturalar ve davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan rapora göre davacı ile borçlu arasında 2007 yılı ocak ayından mayıs ayına kadar devam eden ticari ilişki olduğu, davacı 3.kişi adına düzenlenen 4.5.2007-7.5.2007-16.5.2007 tarihli üç adet faturada isim ve adres olarak borçlu şirketin adının ve haciz adresinin yazılı olduğu, davacının sunduğu faturaları 31.12.2007 tarihli kapanış tasdikinden sonra yevmiye defterine kaydettiği, davacının merkez adresinden haciz adresi olan şube adresine düzenlediği 7.5.2007 tarihli sevk irsaliyesinin 10.5.2007 tarihli yoklama fişiyle tesbit edilen duruma aykırılık oluşturduğu, faturadaki mallar ile dava konusu mahcuzların birbiriyle uyumlu olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı ve mevcut delillerden davacı
ile borçlu şirketin aynı işi yaptığı, 27.4.2007 ve 7.5.2007 tarihlerinde haciz adresinde fiilen çalıştığı resmi belgelerle tesbit edilen ve ticaret sicil kaydına göre halen borçlunun merkez adresi olan işyerinin borçlu tarafından davacı 3.kişiye devrinin muvazaalı olduğunun kabülü gerekeceği, biran için devrin muvazaalı olmadığı kabul edilse bile devrin İİK 44,BK 179.maddelerde belirtilen şartlara uygun yapıldığının iddia ve ispatlanamaması, BK 179.madde gereğince işletmeyi devralan davacı 3.kişinin ticari işletmenin borçlarından sorumlu olacağı, davacı 3.kişinin İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksini kesin ve güçlü delillerle ispatlayamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmeyen gerekçeyle davanın kabulü isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 24.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.