Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/401 E. 2012/5961 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/401
KARAR NO : 2012/5961
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın trafik kaza sonucu hasarlandığını belirtip, hasar bedeli olan 10.642,92 TL’nin davalı … şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya konu aracın kasko sigorta poliçesinde rehinli alacak kaydı bulunduğunu bildirip, rehin hakkı sahibinin davaya açık muvafakati olmaması nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davacının araç üzerinde rehinli alacak sahibi olan rehin hakkı sahibinden muvafakat almadan dava açması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesinde, dava dışı … Şubesi’nin dain ve mürtehin olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sa-
yılı Türk Medeni Kanunu’nun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankadan, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmadan, davacının dava açarken rehin hakkı sahibinden muvafakat almadığı belirtilerek dava reddedilmiştir.
Bu durumda mahkemece, dava dışı bankadan, rehin alacağının ve dain mürtehin sıfatının devam edip etmediği, devam ediyorsa davaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı sorulup, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde aktif husumet ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde bu hususta araştırma yapılmadan hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 9.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.