Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4352 E. 2012/10345 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4352
KARAR NO : 2012/10345
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :1-…
2-…

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, dava dışı … ‘e ait araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, … ‘in davalı araç maliki … ve trafik sigortacısı olarak müvekkiline karşı hasar bedeline yönelik tazminat davası açtığını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, ilamın icraya konulması nedeniyle müvekkilinin icra dosyasına 6.245,94 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, oysa kaza tarihi itibariyle davalı ile müvekkili arasında geçerli bir poliçe olmadığını, daha önce Kökten İptal Belgesi ile poliçenin iptal edildiğini, müvekkilince yapılan ödeme nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini bildirerek 6.245,94 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı … ile aralarında daha öncede trafik sigortası poliçesi olduğunu, bu poliçeyi kazadan önce 28/05/2005 tarihinde yenilediklerini, poliçe prim bedelinin ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.

../…

-2-
2012/4352
2012/10345

Mahkemece her ne kadar, dava konusu kazada zarar gören dava dışı …tarafından, iş bu davanın taraflarına karşı açılan Sincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/131 Esas 2007/557 Karar sayılı dosyasında, sigorta şirketinin, kaza tarihinden önce poliçenin iptal edildiğine yönelik savunma yaptığı ancak bu savunmaya itibar edilmeyerek sigorta şirketi yönünden de davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay onaması ile kesinleştiği belirtilerek sigorta şirketinin aynı iddia ile açtığı iş bu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmişse de, HUMK’nun 237. maddesi (6100 Sayılı HMK’nun 303. maddesi) gereği kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilebilmesi için önceki davanın taraflarının ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Kaldı ki, KTK.’nun 95. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.4. maddesi uyarınca, sigortacının, tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğine ancak sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya miktarının azaltılmasını sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebileceğine göre mahkemece işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … şirketine geri verilmesine 1.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.