Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4538 E. 2012/12378 K. 12.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4538
KARAR NO : 2012/12378
KARAR TARİHİ : 12.11.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …Uluslararası Nak Ve Tic Ltd. Şti’nin amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla … plakalı motorsikleti 18/10/2006 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı borçlu vekili savunma yapmamıştır.
Davalı … vekili dava konusu motorsikleti iyi niyetle ve bedelle aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu Ek tahakkukun henüz kesinleşmediği, tasarrufun iptali davasının haklı görülebilmesi için malı satan davalı şirketin mal kaçırma amacı olsa dahi satın alan davalının da bu durumu bilmesi veya bilebilecek durumda olmasının gerektiği, davacı tarafça buna ilişkin herhangi bir delilin ileri sürülmediği, yemin teklif etme hakkı hatırlatılmasına rağmen, yemin teklifi hakkının kullanılmayacağının belirtilmesi gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 sayılı AATUHK’nın 24 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun istemine ilişkindir. Anılan maddede bu davanın amacının amme borçlusunun bu kanunun 27, 28, 29 ve 30. maddelerde yazılı tasarruf ve muamelelerinin
iptaline karar vermek olduğu açıklanmıştır. Bu tür davaların dinlenebilme koşullarından biri de borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olmasıdır.
Somut olayda borçlu tarafından ödeme emrinin iptali için … Vergi Mahkemesinin 2008/351 E – 2008/1990 K esasında kayıtlı davanın temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediği anlaşıldığından öncelikle mahkemenin bu dosyanın sonucunu beklemesi red kararının onanması halinde davalılar arasındaki tasarrufun 6183 Sayılı Yasanın 27, 28, 29 ve 30. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığını değerlendirerek sonucuna göre karar vermesi; red kararının bozularak ödeme emrinin iptali halinde ise davanın ön şart yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün BOZULMASINA, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.