Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/4798 E. 2013/4452 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4798
KARAR NO : 2013/4452
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araç içerisinde bulunan müvekkilinin yaralandığını, uzun süre tedavi gördüğünü, tedavinin devam ettiğini, maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, daimi sakatlık (iş göremezlik) ve tedavi gideri olarak toplam 12.400,00 TL. maddi tazminat ile 10.000,00 TL. manevi tazminatın , 5.400.00 tl tedavi giderinin tüm davalılardan, 7.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının araç sürücüsü … ve işleten …’den, 10.000,00 TL manevi tazminatın araç sürücüsü … ve işleten …’den müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.02.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini bilirkişi raporuna göre 308.010,41 TL. geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatına yükselttiklerini, davalı … hakkındaki davalarını takip etmediklerini bildirmiştir.
Davalı … vekili ve diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, Davalı … ‘e yönelik açılmış olan davanın takipsiz bırakıldığı anlaşıldığından bu davalıya yönelik davanın açılmamış sayılma-
sına, manevi tazminat yönünden, 3.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 19.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, 2.611,29-TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 19.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve sigortadan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 200.206,76 TL tazminatın 18.000,00-TL’sinin 19.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … ve sigortadan müştereken ve müteselsilen, kalan 182,206,76 TL’nin 19.10.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”,
Yasanın geçici 1.maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletil-
mesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davaya konu kaza 19.10.2002 tarihinde meydana gelmiş, dava 27.08.2003 tarihinde açılmış, talebe ilişkin ıslah 18.02.2011’de yapılmıştır. Mahkemece davacının tedavilerinin devam ettiği ve gelişen bir durumun varlığı kabul edilerek, talebin ıslah tarihi itibari ile zaman aşımına uğramadığı kabul edilmiş ve buna göre hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamından davacının yaralanmasına bağlı tedavisinin tam olarak ne zaman sona erdiği anlaşılamamaktadır. Bu durumda tüm tedavi evrakları getirtilerek tedavinin hangi tarihte sona erdiği sorulmalı, zararın kesin olarak hangi tarihte gerçekleştiği belirlendikten sonra z amanaşımı süresinin
başlangıç tarihinin buna göre belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu hususun göz önünde bulundurulmaması da bozma nedenidir.
3-2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2 maddesi uyarınca, rizikonun sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde sigortanın temerrüdü gerçekleşmektedir.
Bu halde, davacının davalı … şirketine davadan önce ihbarda bulunup bulunmadığının tespiti ile davadan önce ihbar var ise anılan yasal hükümlere göre temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı takdirde davalı … şirketinin bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, 1, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı sigortaya geri verilmesine 28.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.