Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/552 E. 2012/6692 K. 24.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/552
KARAR NO : 2012/6692
KARAR TARİHİ : 24.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Konya 10.İcra Müdürlüğü’nün 2010/11999 sayılı takip dosyasında haczedilen … plakalı aracın hacizden önceki tarihte noter satış sözleşmesiyle borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, aracın trafik kayıtlarında borçlu adına kayıtlı görünmesi nedeniyle haciz şerhi konulduğunu, davaya sebebiyet vermediklerini savunmuştur.
Mahkemece, HUMK’nun 320/1 ve İİK’nun 71/2.maddeleri uyarınca duruşma açılmadan evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda haciz şerhinin noter satışından sonra konulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK’nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir. 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 320/1 maddesinde, mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verilebileceği hükme bağlanarak basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde dosya üzerinden karar verilmesi mümkün hale getirilmiştir. Bu sebeple dilekçelerin verilmesi aşamasından sonra dilekçeler ve dosyada yer alan deliller yeterli görülüyorsa ayrıca ön inceleme yapmadan ve duruşmada açmadan da karar verilebilir. Ancak somut olayda,
davacı 3.kişi 5.1.2011 tarihinde haczedilen aracın hacizden önceki bir tarihte noter satış sözleşmesiyle borçludan satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep ettiğinden tarafların deliller toplandıktan sonra yapılacak yargılama sonunda bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden evrak üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; dava konusu haczin 17.11.2011 tarihinde alacaklı vekilince kaldırıldığı, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından “konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 24.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.