Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5580 E. 2012/6900 K. 28.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5580
KARAR NO : 2012/6900
KARAR TARİHİ : 28.05.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, Antalya 13. İcra Müdürlüğü’nün 2010/12989 sayılı Takip dosyasında yapılan 13.11.2010 günlü hacze konu menkullerin borçlu şirkete ait demirbaş niteliğindeki eşya olduğunu belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi ve borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir
Mahkemece, ilk kez 29.3.2011 tarihinde işlemden kaldırıldıktan sonra bir kez daha 7.2.2012 tarihinde takipsiz bırakılan davanın, 6100 sayılı HMK.nun 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK.nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” istemine ilişkindir.
Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HUMK)’ nun 409. maddesi: “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Oturum gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hallerde, gün tespit ettirilmemiş ise, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yukarıdaki fıkralar hükmü gereğince dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, oturum, gün, saat ve yerini bildiren çağırı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur.
Dava dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenilenirse yeniden harç alınır. Bu harç yenileyen tarafından ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, yeni bir dava sayılmaz.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.
Birinci ve ikinci fıkralar gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi halde beşinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermektedir.
Anılan kanunun yerine 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)’ nun 150. maddesinde de aynı hükümlere yer verilmiştir. Anılan bu düzenlemenin yazılı yargılama usulüne tabi davalarda uygulanacağında kuşku ve duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda dava, 15.11.2010 tarihinde 1086 Sayılı HUMK.un yürürlükte olduğu dönemde açılmış, 29.03.2011 tarihli duruşmaya tarafların katılmamış olması nedeni ile HUMK.nun 409 maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar ilk kez işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, davacı vekilinin 23.05.2011 tarihli yenileme dilekçesi üzerine yeni duruşma günü 16.08.2011 tarihine bırakılmış ve yargılamaya devam edilmiştir. Ancak 07.02.2012 tarihli duruşmaya gelen olmadığı ve mazeret dilekçesi de verilmediği gerekçesiyle 6100 Sayılı HMK.nun 150/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK. nun 320/4 bendi “Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır” hükmünü içermektedir.
İcra İflas Kanunu’ nun 97/11.maddesinde ise “istihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne (HUMK.md.507-511, HMK.md. 316) göre bakılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda basit yargılama usulünün uygulandığı istihkak davalarında, 6100 sayılı HMK.nun 150/5. maddesinin
değil, aynı kanunun 320/4 maddesinin uygulanması gerektiği açıktır.
Ancak 6100 sayılı HMK. nun zaman bakımından uygulanma başlıklı 448 maddesi “Bu kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır” hükmünü içermektedir. Bu maddenin karşılığı HUMK. 578.maddesidir. Buna göre somut olayda 1086 sayılı HUMK. nun yürürlükte olduğu dönemde Yasanın 409/1 bendi bakımından tamamlanmış bir işlem söz konusu olduğundan diğer bir deyişle kazanılmış hak bulunduğundan 6100 sayılı Kanunun uygulanma olanağı bulunmadığı açıktır. Durum bu olunca anılan yasanın 320/4 bendinde belirtilen “işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olma koşulunun gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir.
Öte yandan dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği tarih olan 29.03.2011 tarihinde yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK. nun 409 maddesine göre davacının bir defadan fazla dosyayı takipsiz bırakması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinden davanın davacı tarafından ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı kuralının 01.10.2011 tarihinden önce bir kez işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyalar için 6100 sayılı HMK. nun yürürlük döneminde de uygulanması gerektiğinin kabulü gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1992/11-702 E., 1993/48 K., 17. HD.nin 21.02.2012 gün ve 2012/609 E.-1960 K. sayılı karaları da bu yöndedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı tarafın 07.02.2012 tarihli duruşmaya katılmamış olması nedeni ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı Kanunun 150/5 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 28.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.