Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/5666 E. 2012/11278 K. 17.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5666
KARAR NO : 2012/11278
KARAR TARİHİ : 17.10.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
TALEP EDEN : …

Faturalar ve sevk irsaliyesi zayi olduğuna dair belge istemine ilişkin talep hakkında Adana 3. Sulh Hukuk ve Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Talep, faturaların sevk irsaliyesinin ve benzeri belgelerin yanması nedeni ile zayi belgesi istemine ilişkindir.
Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 6100 sayılı HMK.nın 382. ve 383 maddeleri gereğince uyuşmazlığa Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağından bahisle görevsizlik kararı vermiştir.
Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesi ise, söz konusu talep çekişmesiz yargı işi isede Sulh Hukuk Mahkemisinin görevli olabilmesi için aksine düzenlemenin bulunmaması gerektiği, halbuki zayi belgesi verilmesii davasının TTK 669. maddesinde düzenlendiği, Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Türk Ticaret Kanunun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk “davalarının” ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara”, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 382.nci maddesinde, “çekişmesiz yargı işleri” düzenlenmiş, aynı maddenin 2.fıkrasının (e) bendinde,

../…

-2-
2012/5666
2012/11278

“Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri” başlığı altında 1. madde olarak ” Ticari defterlerin zayi halinde belge verilmesi “ne ilişkin taleplerin çekişmesiz yargı “işi” olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 383.maddesinde de, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir. Çekişmesiz yargı işleri yasada örnek olarak sayılmış olup yine yasada çekişmesiz yargı ölçütü sayılmış olmakla bu ölçüte giren işlerin çekişmesiz yargı işi olduğu (Prof Dr. Baki Kuru Medin usul ders kitabı Syf. 773-774) anlaşılmakla ticari defterlerin ziyaı çekişmesiz yargı işi olarak sayıldığından faturaların ziyaınında çekişmesiz yargı işi olduğu kabul edilmiştir. Çekişmesiz yargı işleri yasada örnek olarak sayılmış olup yine yasada çekişmesiz yargı ölçütü sayılmış olmakla bu ölçüte giren işlerin çekişmesiz yargı işi olduğu (Prof Dr. Baki Kuru Medin usul ders kitabı Syf 773-774) anlaşılmakla ticari defterlerin ziyaı çekişmesiz yargı işi olarak sayıldığından faturaların ziyaınında çekişmesiz yargı işi olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre, çekişmesiz yargıda “dava” deyiminin yeri olmayıp “iş” deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için “dava” teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda “taraf” değil, “ilgililer” kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ve davalı terimlerinin de yeri yoktur.
HMK.nun 383.maddesine göre çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız “mahkeme” veya “hakim” terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak İstanbul Barosu Dergisi, Cilt:85, Sayı:5, Yıl: 2011,sh:33-36)
Somut olayda uyuşmazlık 02.11.2011 tarihinde yani 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra mahkemeye getirilmiştir.
Bu durumda, faturaların, sevk irsaliysenin zayi halinde belge verilmesi talebine ilişkin uyuşmazlık 6100 sayılı

../…

-3-
2012/5666
2012/11278

HMK.nın 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.