YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5734
KARAR NO : 2012/11014
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve süresi dışında davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, davalının ihbara rağmen sigorta tazminatını ödemediğini ileri sürerek, 4.851,51 TL. tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 2.650,00 TL. tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile katılma yoluyla davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı vekiline 15.2.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili HUMK’nun 433.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyize cevap verme süresini geçirdikten sonra, 28.2.2012 havale tarihli dilekçe ile (29.2.2012 tarihinde de harcı yatırarak) katılma yolu ile hükmü temyiz etmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilince süresinden sonra yapılan katılma yolu ile temyiz isteminin (dilekçesinin) reddi gerekmiştir.
../…
-2-
2012/5734
2012/11014
2-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Dosyada mevcut 09.6.2008 tarihli ekspertiz raporunda araçta meydana gelen hasarın toplam 4.123,95 TL. olduğu belirtilmiş, 31.5.2010 tarihli Adli Tıp raporunda da hasarın bu tespit raporu ile uyumlu olduğu belirtilmiştir. Adli Tıp raporunda her ne kadar bu belirlemeden sonra, 27.8.2008 tarihli faturadaki meblağ esas alınarak hesaplama yapılmış ise de davalı sigortacı dava konusu riziko nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olacağından, belirlenen zarar miktarı 4.123,95 TL. dan anılan Adli Tıp raporundaki 50,00 TL. hurda indirimi yapıldıktan sonra 4.073,95 TL. gerçek zarar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya geri verilmesine 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.