YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5748
KARAR NO : 2013/7145
KARAR TARİHİ : 16.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı oldukları aracın, 13.06.2006 tarihinde müvekkillerinin miras bırakanı …’in kullandığı motosikletle çarpışması sonucunda müvekkillerinin desteğinin yaşamını yitirdiğini belirterek toplam 5.000,00 TL maddi ve 21.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili tarafından 14.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi verilerek maddi tazminat istemi, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmıştır.
Davalılar ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; “…Davacı … mirasçıları yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı …’in maddi tazminat isteminin kabulü ile 8.978,42 TL maddi tazminatın davalı … şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden
ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı … şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı …’e verilmesine, diğer davacılar …,…’nin maddi tazminat isteklerinin reddine, davalı … şirketi yönünden manevi tazminat istemlerinin reddine, davacılar …,… için ayrı ayrı 4.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …,…’den müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine…” karar verilmiştir. Karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde ve özellikle manevi tazminat talebi ile ilgili olarak hüküm kurulurken olayın meydana geliş şekli, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin derecesi ve B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınmış bulunduğuna göre, davalılar … ve … vekillerinin, yerinde görülmeyen, manevi tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün, usul ve yasaya uygun bulunan manevi tazminata yönelik bölümünün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin, aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazası sonucu desteğin ölümü nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalılar vekilleri, davacıların desteğinin motosiklet kullanırken kask takmadığını, baş bölgesinden yaralanarak yaşamını yitirdiğini, böylece zararın artmasına kendisinin neden olduğunu belirterek desteğin bölüşük kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalılar vekillerinin yukarıda açıklanan savunması üzerinde durulmadan karar verilmiştir.
Borçlar Yasası’nm 43. maddesi gereğince yargıç, tazminatın biçimini ve tutarını belirlerken, kusur yanında durumun özelliklerini de göz önünde tutmak zorundadır. Bu özel durumlara; zarar görenin bölüşük kusuru, zarar tutarının önceden saptanamaması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hak ve adalet düşüncesi, olayın oluş biçimi, zarar görenin zararın artmaması için aldığı önlemler gibi olguların girdiği kabul edilmektedir.
Somut olayda; dava konusu trafik kazası sonucu vefat eden desteğin motosiklet kullanırken kask takmadığı ve bu nedenle bölüşük kusurunun olduğu ileri sürülmektedir. Bu itibarla, öncelikle bu savunma üzerinde durularak, desteğin, olay sırasında kask takıp takmadığı, baş bölgesinden yaralanıp yaralanmadığı belirlenmeli ve kask takmadığının anlaşılması halinde ise, bunun desteğin mevcut yaralanmasını artırıcı ve ölümüne neden olacak bir etken olup olmadığı hususları tartışılmalı ve BK.’nun 43. ve 44. maddeleri uyarınca, olayda hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı, hangi nedenle ve ne oranda yapılacağı hususunda taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Mahkemece, hükme esas alınan 08.03.2010 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, 27.11.2006 tarihinde davalı … şirketi tarafından davacılara ödenen 4.804,00 TL. tazminat, güncelleme yapılmadan hesaplanan tazminattan mahsup edilmiştir.
Davalı … şirketi tarafından yapılan ödemeyi tazminat hesabı yapılmadan önce alan davacılar bilirkişinin hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldığı paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmişlerdir. Oysa, olay nedeniyle davalıların sorumlu olduğu tazminat bu hesaplamanın yapıldığı gündeki verilere göre yapılmalıdır.
Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacılara yapılan sigorta ödemesinin, ödeme günü ile dava konusu tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi de hesaplanarak, ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan tazminattan indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … vekillerinin, manevi tazminata “yönelik temyiz itirazlarının reddi ile kararın, manevi tazminata ilişkin bölümünün ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (3)ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 700,91 TL kalan harcın temyiz eden davalılar …, …’ndan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …Ş.ye geri verilmesine 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.