YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5782
KARAR NO : 2012/11186
KARAR TARİHİ : 16.10.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 22.02.2012
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; Müvekkiline ait ve davalı nezdinde kasko sigortalı aracın yaptığı tek taraflı kaza neticesinde hasarlandığını, kaza sonrasında davalı … şirketine hasar ihbarı yapıldığını, davalı tarafından hasar dosyası oluşturulduğunu ancak hasar tazminatı talebinin reddedildiğini, mahkeme kanalıyla yaptırılan hasar tespiti neticesinde aracın pertotal kabul edilmesi gerektiğinin ve aracın piyasa değerinin 50.000,00 TL olduğunun belirlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL hasar bedeli ile 354,00 TL çekici gideri ve tespit masraflarının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigortacı vekili; Kazadan sonra yapılan araştırma sonucunda kazanın davacı tarafından değil sürücü belgesiz veya alkollü başka bir kişi tarafından yapıldığının anlaşıldığını, davacının doğru beyanda bulunmayarak ihbar yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle zararın sigorta teminatı kapsamının dışında kaldığını öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
../…
-2-
2012/5782
2012/11186
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı sigortacının hasarın davacı tarafından değil sürücü belgesi olmayan ya da alkollü bir kişi tarafından meydana getirildiği yönündeki iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, ıslah doğrultusunda davanın kabulü ile, 23.000,00 TL hasar bedeli ve 354,00 TL çekici bedelinin 24/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve müziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5. Maddesinde sayılan “teminat dışında kalan zararlardan” olması gerekmektedir.
Keza, Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin geçikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.
../…
-3-
2012/5782
2012/11186
Görüldüğü gibi, ihbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi durumunda, müeyyidesi genel şartlarda düzenlenmediği gibi, bu husus rizikonun teminat dışında kaldığı haller arasında da sayılmamıştır. Bu halde, konunun TTK.’nun 1290 ve 1292/son madde hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Buna göre, sigorta ettiren kimse kasten ihbarda bulunmamış ise, sigorta haklarını zayi edeceği, kusurunun bulunması halinde ağırlığına göre sigortacının ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde, sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki, teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği sigortacı tarafından somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Yukarıda açıklandığı üzere, rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetinin kasten yerine getirilmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususun teminat içinde imiş gibi ihbar edildiği ve ispat yükünün yer değiştirdiği hususunun ve hatta kazanın davalı … şirketinin iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde dahi teminat dışı olduğunun somut delillerle kanıtlanması gerekir.
Somut olaya bakıldığında, davalı … şirketine kaskolu olan davacıya ait araçtaki hasarın (rizikonun) poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana geldiği taraflar arasında uyuşmazlık söz konusu değildir.
Davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı ve diğer belgelerin davalı … şirketine bildirilmesinden sonra davalı … şirketi tarafından sigorta teminatının ödenmemesi üzerine işbu dava açılmıştır. Davalı vekili, kazadan sonra sürücü değişikliği yapıldığını ve kazanın alkollü ya da sürücü belgesi olmayan başka bir kişi tarafından yapıldığını iddia etmiştir. Bu konudaki ispat külfetinin TMK.’nun 6. ve TTK.’nun 1281/2. maddeleri uyarınca davalı … şirketine ait olduğu açıktır.
Dava konusu olayda kazadan sonra kaza tespit tutanağı düzenlenmiş, sürücünün asli kusurlardan “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kuralını ihlal ettiği görüş ve
../…
-4-
2012/5782
2012/11186
kanaatine varıldığı ancak 155’e gelen ihbarlarda sürücünün erkek bir şahıs olduğu ve kaza yerinden uzaklaştığının bildirildiği, uzaklaşan şahsın kim olduğunun tespit edilemediği belirtilmiştir. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün 29.06.2011 tarihli cevabi yazısında ise; “24.02.2010 günü Bakırköy ilçesinden yapılan maddi hasarlı trafik kazası ihbarlarının kontrol edildiği, saat 21:36’da 0539… numaralı hattan bahse konu kaza ile ilgili ilk ihbarın yapıldığı, saat 21:51:02, 21:51:48 ve 22:12’de 0532… numaralı hattan üç kez arandığı, üçüncü aramada konu ile ilgili ihbarın yapıldığı, yine saat 22:43 ve 22:53’te 0532… numaralı telefondan konu ile ilgili olarak ihbar yapıldığının” bildirildiği ve ihbarlara ait ses kayıtlarının CD ortamına aktarılarak yazı ekinde gönderildiği, ancak bilirkişi raporunda bu CD’lerden bahsedilmediği gibi kararda da ihbar CD’lerine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; Mahkemece ihbar CD’leri incelenerek davalı vekilinin delil listesinde tanık deliline de dayandığı göz önünde tutulmak suretiyle tanık listesi için davalı vekiline süre verilmesi, bildirilecek tanıkların ve CD’lerdeki kişilerin tanık olarak beyanları alındıktan sonra oluşacak sonuca göre hasarın kasko sigortası teminatı kapsamında olup olmadığı belirlenip karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.10.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.