YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5880
KARAR NO : 2013/7383
KARAR TARİHİ : 21.05.2013
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Bursa 17.İcra Müdürlüğünün 2011/4976 sayılı takip dosyasından, borçlu …’ın ev adresinde haczedilen tablolar üzerinde davalı 3.kişiler borçlunun annesi ve kızkardeşinin istihkak iddiasında bulunuduğunu, tabloların borçlunun babası …’a ait olduğunu, onun ölümü ile borçlu ve davalı 3.kişilere kaldığını borçlunun 3/8 hisesinin bulunduğunu belirterek İİK’nin 99 maddelesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi ile açılan davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı 3.kişiler vekili,borçlunun evlenerek uzun yıllar önce evden ayrıldığını, babasının 1991 yılında öldüğünü, borçlunun evden ayrılırken kendisine ait olan eşyaları götürdüğünü, tabloların bir kısmının 3.kişi… ‘a ait olduğundan haksız açılan davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, borçlunun babası ve dava konusu tabloları yapan …’ın 05.12.1991 tarihinde vefat ettiğini, haciz adresinde borçlunun yaşadığına dair delil bulunmadığını, 1991 yılında ölen murisin yaptığı tablolarda borçlunun hissesi olduğu ispatlanmadığından bahisle davanın reddine karar vermiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nin 99.maddesine dayalı olarak açtığı 3.kişilerin istihkak iddiasının reddine ilişkindir.
Takip hukukuna dayalı istihkak davalarının açılması için ön koşul geçerli bir haczin varlığı ve bu koşulun yargılama sonunu kadar devam etmisidir.
Dava konusu 23.05.2011 tarihli haciz, takip kesinleşmeden alacaklı tarafından alınan 20.05.2011 tarihli
ihtiyati haciz kararına dayanılarak yapılmıştır. Yargılama devam ederken Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/745-745 Değişik İş Esas ve Karar sayılı ilamı ile 27.10.2011 tarihinde hacze dayanak alınan ihtiyati haciz kararı kaldırılmıstır. Ödeme emri ise borçluya 05.06.2011 tarihinde hacizden sonra tebliğ edilmiştir.
Yargılama sırasında dava konusu haczin dayanağı ihtiyati haciz kararı ortadan kaldırıldığından ve haciz tarihinde henüz ödeme emri tebliğ edilerek itiraz süreleri geçip takip kesinleşmediğinden ortada geçerli bir haciz bulunmamaktadır ve davanın konusu kalmamıştır.
Öte yandan, haciz adresi borçulunun takip ve ödeme emirinin bizzat tebliğ edildiği mernis kayıtlarında geçen adrisinde yapılmıştır. İİK’nin 97/a maddesinde mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararına olup karine aksinin 3.kişiler tarafından kesin ve güçlü delillerle ispatlanması gerekmektedir.İcra müdürünün hatalı işlemi sonucu alacaklının dava açmak zorunda bırakılması ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmaz.
Somut olayda, davalı 3.kişiler mülkiyet karinesinin aksinin ispatlayamadığından davanın haksız tarafı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davada haksız olan davalı 3.kişiler aleyhine hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temiyz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklılara geri verilmesine 21.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.