Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/6231 E. 2013/4194 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6231
KARAR NO : 2013/4194
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 26.3.2013 Salı günü davacılar … ve … vekili Av. … geldi. Davalı taraftan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacılar vekili dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerine ait aracın davalıya kasko sigortalı olup kaza sonrası hasarlandığını belirterek 44.200 TL hasar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davacıların doğru ihbar görevini yerine getirmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
TTK nun 1281. maddesi uyarınca; sigortacı, harb ve isyandan başka bir sebeple mallara arız olan telef ve tagayyür gibi bütün hasarlardan mesul olur. Sigortacının, 1 inci fıkra gereğince mesul olduğu rizikolardan biri sigorta poliçesinin hükmünden istisna edilmişse vaki hasarın istisna edilen rizikolardan doğduğunun ispatı sigortacıya aittir.
Aynı yasanın 1292. maddesi gereği; Sigorta ettiren kimse sigortanın taalluk ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarihten itibaren beş gün içinde sigortacıya haber vermeye mecburdur. Sigorta ettiren kimse kasten yukarıki fıkralar gereğince ihbarda bulunmamış ise sigorta haklarını zayi eder. Sigorta ettiren kimsenin kusuru halinde, kusurun ağırlığına göre sigortacının ödemekle mükellef olduğu bedel indirilebilir.
Bu durumda, TTK 1281 maddesi gereği zararın poliçe teminatı dışında kaldığının ıspatı kural olarak sigortacıya aittir. İstisnasi 1292/3 maddesi gereği doğru ihbar yapılmaz ise ıspat yükü karşı tarafa geçer.
Somut olayda rizikonun gerçekleştiği davalı yanca kabul edildiği halde, sigortalı aracın sürücüsünün kaza sırasında kolluk kuvvetlerine verdiği ifadede geçen ” otobüsü sollarken karşıdan gelen motosiklet ile çarpıştık, olayın şokunda idim ne yapacağımı bilmiyordum. İsmini bilmediğim kişiler beni araçtan çıkarıp bir bahçeye götürüp elimi yüzümü yıkadılar bende oradan eve gittim.” şeklindeki beyanının kaza anını gösteren güvenlik kamerası görüntüleri ile çelişkili olduğu sürücünün olay yerinden kendi rızası ile çıktığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Olayın gerçekliği sabit olduğuna göre TTK.nın 1281 maddesi gereğince zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü kendisinde olan davalı sigortacı öncelikle bu hususu ispatlamakla yükümlüdür. Davacı sigortalıların doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması sigorta şirketinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Mahkemece sigortalı aracın, sürücünün beyanının kasıtlı ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemek olarak değerlendirilip yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.3.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.