YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6667
KARAR NO : 2012/7249
KARAR TARİHİ : 04.06.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (3.kişi) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi), İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nün 200/12892 ve 12893 sayılı Takip dosyalarında yapılan 11.12.2009 günlü hacze konu menkullerin kendisine ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, vergi levhası ile kira sözleşmesini sunmasına rağmen haciz yapıldığını belirterek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, İcra müdürlüğü tarafından İİK’nun 97. maddesi gereğince işlem yapılmasının doğru olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “üçüncü kişi ve borçlunun faaliyet alanının aynı olduğu, sunulan sevk irsaliyelerindeki adres ve tarih bilgilerine göre mahcuzlara birlikte zilyet olduklarının kabulü gerektiği, haczin İİK’nun 97. vd. maddeleri uyarınca yapılmasında usulsüzlük bulunmadığı, vergi levhası ve tanık anlatımlarının istihkak iddiasını kanıtlamak açısından yeterli kabul edilemeyeceği“ gerekçesi ile davanın reddi ile İİK’nun 97. maddesi gereğince takibin devamına karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde başvurulan yol şikâyet olarak belirtilse de 1086 sayılı HUMK’nun 76. (6100 sayılı HMK’nun 33.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Bu ilke ışığında dilekçe
içeriğindeki açıklamalar ve talep sonucu dikkate alınarak, uyuşmazlığın konusunun üçüncü kişinin iki ayrı takip dosyasında aynı gün aynı yerde yapılan hacizlere karşı İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca ileri sürdüğü “istihkak iddiasına” ilişkin olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece dava türü istihkak ve şikâyet olarak kabul edilmiş, İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca genel hükümler dâhilinde basit yargılama usulü uygulanarak yapılan inceleme sonucunda istihkak iddiasının esasına yönelik olarak davanın reddi ile takibin devamına karar verilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesini harçlandırarak 18.12.2009‘da 2009/4318 Esas sayılı dosya ile istihkak davasını açmış, aynı hacizle ilgili İcra Müdürlüğü’nün İİK’nun 97/1. maddesi gereğince bir karar verilmek üzere gönderdiği dosya aynı Mahkeme’de 2009/4216 Esas sayısına kaydedilmiş, Mahkemece önce birleştirme kararı verilmiş, sonradan istihkak davasına ilişkin ayırma kararı verilip 2010/574 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. İcra Müdürlüğü tarafından gönderilen dosyada İİK’nun 97/1. maddesi gereğince takibin devamına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz incelemesi sırasında ise Dairemize ait 04.06.2012 gün, 4461 Esas sayılı ilam ile İİK’nun 97/5, 365/3. maddeleri gözetilerek temyiz dilekçesi reddedilmiştir.
İstihkak iddiası ile ilgili de İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan üçüncü kişi karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri dosyaya sunamamıştır. Mahkemece istihkak iddiasının esasına yönelik verilen davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir, ancak davanın reddi kararının yanı sıra takibin devamına da karar verilmesi hüküm fıkrasına yapılan gereksiz ekleme niteliğinde olmuştur. Ne var ki yapılan bu yanlışlık sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 4,00
TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden alınmasına 4.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.