YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6747
KARAR NO : 2012/7818
KARAR TARİHİ : 14.06.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kazada ölen kişinin yakınlarına tazminat ödendiğini, ödenen tazminatın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne icra takibinin 5.644,00 TL asıl alacak ve 140,00 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve davacı tarafından ödeme yapılan üçüncü kişiye Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından yapılan ödemenin rücuya tabi bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, … tarafından yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir. … Yönetmeliği
16-a maddesi uyarınca trafik sigortası bulunmayan aracın neden olduğu kaza sonucunda ödeme yapan … ödediği tazminatı araç işleteninden rücuan talep edebilir. Ancak rücu edilebilecek tazminat tutarı zarar görenin gerçek zararı ile sınırlıdır. Bu nedenle öncelikle kusur durmunun belirlenmesi gerekir. Mahkemece ceza dosyasındaki Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen rapordaki kusur oranına itibar edilerek karar verilmiş ise de ceza mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden B.K’nun 53. maddesi uyarınca ceza dosyasındaki kusur raporu hukuk mahkemesi için bağlayıcı değildir. Mahkemece ceza dosyasındaki olgular da değerlendirilerek trafik alanında uzman bilirkişiden sürücülerin kusur oranlarına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile yetinilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.