YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6766
KARAR NO : 2013/4888
KARAR TARİHİ : 04.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı… İsviçre AŞ’ne kasko sigortalı olduğunu, diğer davalılar …’un sürücüsü …’nin trafik sigortacısı birleştirilen dosyanın davalısı …’ın işleteni olduğu aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, olayda davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğunu, tesbit raporuna göre araçta 9.000 TL tutarında hasar bulunduğunu, ihbara rağmen davalı … şirketlerinin hasarı karşılamadığını belirterek 9.000 TL hasar, 405 TL tesbit gideri olmak üzere toplam 9.405 TL’nin yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 24.01.2011 tarihli oturumda… İsviçre Sigorta AŞ hakkında açılan davayı atiye bıraktığını beyan etmiştir.
Davalı … Sigorta AŞ vekili, davacı aracının müvekkiline kasko sigortalı olduğunu, davacı aracı ile karşı araçta meydana gelen hasarların uyumsuz olduğunu, bu kazada bu hasarların oluşmayacağını, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını, tespit raporunu kabul etmediğini, hasarın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili müvekkillinin davalı …’a ait aracın trafik sigortacısı olduğunu, olayın ihbarı üzerine ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, araçlardaki hasarların oluşa ve birbirine uygun bulunmadığını, tespit raporunu kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, kaza yaptığını, hatalı olduğunu, kaza tesbit tutanağı düzenlendiğini, aracın sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen dosya davalısı … kaza ile ilgisinin bulunmadığını, aracı olay tarihinde diğer davalı …’in kullandığını, aracının …’ne trafik sigortası olduğunu, zararın teminat kapsamında kaldığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.620 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ile birleştirilen dosyanın davalısı …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, Davalı … vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait araçta meydana gelen, şimdilik 9.000 TL hasar bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiş; hükme esas alınan ve oluşa uygun bulunan bilirkişi raporunda davalı sürücü …’un şeride tecavüz etmek kuralını ihlal etmekten %100 oranında kusurlu olduğu, davacı aracında 4.620 TL+KDV tutarında hasar bulunduğu tespit edilmiştir.
Trafik kazası sonucu, davacı aracına çarparak zarar veren davalı taraf, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlüdür. Aracın tamiri sonucu 3095 Sayılı KDV Kanunu gereğince ödenmek zorunda bulunan ve bu nedenle davacının gerçek zararını oluşturan KDV’nin de hesaplanarak ödenmesi gereken tazminat miktarına dahil edilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde KDV hariç 4.620 TL hasar bedeli yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Yine, davacı vekili, dilekçesinde, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar miktarının tespiti için, Kartal 4.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/194 Değişik İş Sayılı dosyasında tespit yaptırdığını ve 405 TL tutarında tespit gideri olduğunu belirterek talep ettiği 9.000 TL hasar bedeline tespit giderini de ekleyerek toplam 9.405 TL’nin yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir. Tesbit giderleri yargılama giderlerinden olup hükmedilen tazminata eklenerek tahsiline karar verilemeyeceği gibi tesbit giderine faiz de işletilemez. Ancak tarafların her talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece, davacı tarafça talep edilen, tesbit giderinin hesaplanması ve davanın kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekirken bu konuda karar verilmemesi de doğru değildir.
4-6100 Sayılı HMK’nin 297.maddesinde, hükmün kapsamı ile hükümde bulunması gereken hususlar düzenlenmiştir. HMK 297/ç bendinde yargılama giderlerinin de hükümde gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 332/2 fıkrasında yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümünün hüküm altında gösterilmesi gerektiği öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin nelerden ibaret olduğunun açıkça tek tek ve ayrıntılı şekilde yazılması veya dökümümün hüküm altında gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davacı tarafından yapılan yargılama giderinin içeriği belirtilmeden denetime imkan vermeyecek şekilde toplam 1.119,70 TL’nin haklılık oranına göre 551 TL’sının davalı taraftan tahsiline karar verilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2,3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 247,59 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’den alınmasına 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.