YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6774
KARAR NO : 2013/15550
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … AŞ ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı taraflara ait araç sürücülerinin kusurlu hareketi ile meydana gelen kaza nedeni ile desteğin öldüğü belirtilip fazlaya dair hakları saklı tutularak, davacılar için 1.500’er destek ve 1.500’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile (sigorta şirketlerinden limit ile) davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islah ile maddi tazminat istemi davacı eş Ferhan için 148.800 TL, Cengiz için 15.412 TL, Gonca için 30.601 TL, Galip için 37.900 TL.ye çıkarılmıştır.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, davacı eş Ferhan için 139.499 TL, Cengiz için 9.150 TL, Gonca için 18.206 TL, Galip için 20.770 TL destek tazminatının davalı … mirasçıları olan dahili davalılardan kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalı … AŞ’nden talep edilen ilk 1.500’er TL için dava tarihinden, bakiye miktarlar için ise ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile
müştereken tahsiline (sigorta şirketi 40.000 TL limit dahilinde sorumlu olarak), davalı Ergo Sigorta AŞ, … ve Harun hakkındaki davanın reddine, davacılar için 1.500’er TL manevi tazminatın davalı … mirasçıları olan dahili davalılardan kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı … AŞ ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … AŞ vekilinin tüm, davalı … mirasçıları vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır.
Kurulacak hükümde müteselsil borçlu davalılar … mirasçıları ile Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ’nin birbirlerine sorumluluklarının tesbitine karar verilmesi gerekir. (HGK 04.11.2009 tarih 2009/16-428 esas 2009/483 karar sayılı ilamı)
Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte ZMSS’nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın B.2 maddesi hükmü uyarınca sigortacının zarar giderim yükümlülüğünün süresi, rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalının ıslah edilen bölüm bakımından da dava tarihinde
temerrüde düştüğü kabul edilerek ıslah edilen miktar bakımından da dava tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, davalı sürücü ve işletenin aleyhine olacak şekilde davalı … AŞ yönünden ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davalı … mirasçıları yararına (davacılar için yeni bir durum yaratılmamak ve tespit hükmünde olmak üzere) bozulması gerekmiş ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HMUK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … AŞ vekilinin tüm, davalı … mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının A-1 bendinin sonuna “davalılar … mirasçıları ile davalı … arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere davalı … şirketinin limiti olan 40.000,00 TL ile ve yasal faizle sorumluluğunda, faizin başlangıç tarihinin 07.03.2005 olduğunun tespitine” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 2.711,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … A.Ş’den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … mirasçılarına geri verilmesine 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.