Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7108 E. 2013/4177 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7108
KARAR NO : 2013/4177
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu …’nun amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla müvekkili kurumdan alacaklı olduğu ilama bağlı ve İstanbul 13 İcra Müdürlüğünün 2010/505 sayılı dosyası ile takip konusu yaptığı alacağının 40.000,00 TL’sını 15.1.2010 tarihinde davalı …’e temlik ettiğini, müvekkili kurumun borçlunun alacaklı olduğu dosyaya 16.2.2010 tarihinde 34.959,78 TL ödediğini belirterek davalılar arasındaki temlik tasarrufunun iptali ile 34.959,78 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı borçlu … vekili, müvekkilinin tüm malvarlığı üzerine davacı kurum tarafından 2003 yılında haciz konulduğunu, geçiminini yakınlarının ve arkadaşlarının yardımı ile sağladığını, dava konusu temlik işleminin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını, anılan temlik işleminin iptali için davacının İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesine açtığı davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, takip konusu borç nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamıyacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin davalı borçludan alacağı olduğu için dava konusu temlik işleminin yapıldığını, işlemin BK’nun 163. maddesine uygun olduğunu, davacının bu konuda açtığı davanın reddedilerek kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, İcra Hukuk Mahkemesine açılan davanın bu dava yönünden bağlayıcı olmadığı, davalıların muvazaalı hareket ettiği, temlik alacaklısı davalının, borçludan olan alacağını ispatlayamadığı, davalı … vekilinin, karşılıklı arkadaşlık ilişkisi çerçevesinde borç para verildiği, bu nedenle borç verilen paraların karşılığı temlik yapıldığına ilişkin beyanlarının doğruluğunu kabul etmenin mümkün olmadığı, 6183 Sayılı Yasanın 24,27,28,29 maddeleri gereğince bu beyanlara itibar edilmesinin mümkün olmadığı, davacının önceden kesinleşmiş kamu alacağı bulunduğu, bu alacak nedeniyle davalıya ait icra dosyasına 11.2.2010 tarihinde haciz bildirimi yaptığı, temlik sözleşmesinin 15.1.2010 tarihinde yani haciz bildiriminden kısa bir süre önce yapılmış olsa da davacının bu icra dosyasına ödemesini 26.2.2010 tarihinde gerçekleştirdiği, ödemeden sonra başka kesinleşmiş icra takibindeki kamu alacağı nedeniyle bu takip dosyasına yatırdığı paraya haciz koyma yetkisi olduğu, 6183 sayılı Yasa hükümlerinin davacıya bu hakkı tanıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.1.2010 tarihli temlik tasarrufunun iptaline, davacı tarafından İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2010/505 sayılı dosyasına 16.2.2010 tarihinde yapılan 34.959,78 TL ödeme üzerine davacının 6183 Sayılı Yasa kapsamındaki takibi nedeniyle haciz koyup tahsil etme yetkisi bulunduğundan bu miktarın 16.2.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar … ve … vekiller vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 24 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, Hazine alacağının tahsiline engel olmak için yapılan tasarrufların iptali ile bu tasarruflar nedeniyle 3. kişilerin elde ettiği bedellerin kendilerinden tahsili, başka bir deyişle Hazine alacağının tahsilini önlemek için yapılan tasarrufların butlanına hükmettirmek ,bu yolla yapılan işlemin iptali ile davacı idarenin dava konusu mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder.
Somut olayda davalı borçlu … hakkındaki takip devam ettiğinden davalılar arasındaki 15.1.2010 tarihli temlik tasarrufunun davacının takip konusu alacak ve ferileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken dava konusu temlikle ilgili davacı tarafından İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2010/505 sayılı dosyasına 16.2.2010 tarihinde yapılan 34.959,78 TL ödemenin 16.2.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi ;ayrıca 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı Yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmü gereğince davacı yararına maktu vekalet ücreti verilmesi gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri de doğru değil bozma nedeni ise de yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve … vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1.bendindeki “iptaline, davacı tarafından İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2010/505 esas sayılı dosyasına 16.2.2010 tarihinde yapılan 34.959,78 TL ödeme üzerine davacının 6183 Sayılı Yasa kapsamındaki takibi nedeniyle haciz koyup tahsil etme yetkisi bulunduğundan, iş bu miktarın 16.2.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine“ ibaresinin çıkarılarak yerine “davacının takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline”ibaresinin yazılmak suretiyle; hükmün 4.bendinin tamamen çıkarılarak yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi gereğince 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 26.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.