Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7323 E. 2013/4941 K. 04.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7323
KARAR NO : 2013/4941
KARAR TARİHİ : 04.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkillerin murisi ve desteği … ‘in karşıdan karşıya geçmek isterken davalı … ‘un kullandığı araç ile çarpışması sonucu hayatını kaybettiğini belirterek, davacı eş … için 500,00 TL, kızı … için 500,00 TL, olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat ve eş … için 3.000,00 TL, kız …için 3.000,00 TL, oğlu … için 2.500,00 TL, oğlu … için 2.500,00 TL olamak üzere toplam 11.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş,16.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile eş … için destek tazminatı talebini 4.088,94 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacılar …için 4.138,94 TL maddi ve …için 50,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacı …için 3.000,00 TL, davacı … için 2.000,00 TL, davacı … için 2.000,00 TL, davacı … için 2.000,00 TL olmak üzere toplam 9.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas
alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacılar vekili ile davalılardan … vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacıların temyiz itirazları incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılardan …; ölen babasının bakım ve yardımından yoksun kaldığını ileri sürerek manevi tazminat ile birlikte destekten yoksun kalma tazminatı da istemiştir.
Yerel mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda adı geçenin evli olduğu, babasının desteğinden yararlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmamıştır.
Borçlar Yasası’nın 45/2. maddesinde düzenlenmiş bulunan destek kavramı, hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaç tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır. Yasal olarak bir kimseye yardım etmek zorunda olan kişi değil, ona eylemli, düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde yardım eden, olayların olağan akışına göre az çok yakın gelecekte bu yardımı sağlayacak kimse destek sayılmalıdır. Destekten yoksun kalma zararının doğması için ölen kişinin, destekten yoksun kaldığını ileri süren kişiye eylemli olarak destekte bulunması, destek alacak kişinin desteğe gereksinimi bulunması gerekir.
Davacı vekilinin 14.09.2011 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile davacı t’in fiilen geçimini muris babasının karşıladığı, murisin yanında ikamet ettiği, bunun boşanma ve nafaka dosyalarından anlaşılmasının mümkün olduğu, müvekkilinin 22.10.2008 tarihinde tamamen boşandığı, bu nedenle 2004 yılından itibaren kendisinin geçimini sağlayan babasının desteğinden mahrum kaldığını, müvekkili açısından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı …’in eşine karşı açılmış bir nafaka davası bulunduğu ve eşinden ayrı yaşadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca açılmış boşanma davası da bulunmaktadır. Davacının gelirinin babası tarafından temin edilip edilmediği; dul ve yetim aylığı bağlanıp bağlanmadığı,kimin yanında yaşadığı,bir yerde çalışıp çalışmadığı, üzerine kayıtlı gayrimenkul bulunup bulunmadığı gibi unsurlar araştırılmadan yazılı
gerekçe ile destek tazminatı talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalı …’un temyiz itirazları incelendiğinde; Mahkemece davacı taraf yararına 1.100,00 TL. vekalet ücretine karar verilmiş ise de; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30/06/2011 günlü 2011/321 YD itiraz nolu kararı uyarınca, 03/10/2010 günlü RG’de yayınlanarak yürürlüğe giren (2011 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesindeki “belirlenen ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz” kısmının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden, yazılı şekilde davalı aleyhine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ile davalı …’un sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçenler yararına; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı … ‘a geri verilmesine 4.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.