Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7481 E. 2012/13762 K. 10.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7481
KARAR NO : 2012/13762
KARAR TARİHİ : 10.12.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın, sigortalı tarafından davalı şirkete ait alışveriş merkezinin kapalı otoparkına park edildiğini, sigortalının aracı almak için döndüğünde yan tarafından hasarlanmış olduğunu gördüğünü, park görevlilerinin kendisine bir ticari taksinin çarparak kaçtığını söylediklerini, müvekkili tarafından sigortalısına 4.048 TL hasar bedelinin ödendiğini, TTK’nun 1301. maddesi gereğince ödenen bedelin rücuan tahsili için davalı şirkete yönelik başlattıkları icra takibine itiraz edildiğini bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, otoparkın güvenliğinin uluslararası standartlara sahip güvenlik şirketi tarafından sağlandığını, müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacak 4.048 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK’nun 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK’nun 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
TMK’nun 6. maddesi uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat ile yükümlüdür. Somut olayda, davacı … şirketi, sigortalı aracın davalıya ait alışveriş merkezinin otoparkında hasarlandığını iddia etmişse de, bu iddiasını ispata yönelik herhangi bir somut delil dosyaya sunmamıştır. Bu itibarla, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Kabule göre de; davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.