Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7527 E. 2013/7367 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7527
KARAR NO : 2013/7367
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

BİRLEŞEN DAVA

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali-istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı hazine vekili, davalılar … ve …, ve … vekillerince istenmiş davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 21.5.2013 Salı günü davacı … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. … geldi. Diğer davalılardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı ve davalı … vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-

Asıl davada davacı Hazine vekili, davalı borçlu Şirket aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığı için ortak ve yetkilisi olan davalı …’un taşınmazlarını … ve Zafer’e; aracını davalı …’a satışı ile Şirket kanuni temsilcisi … ile …’un şirket hisselerini davalılar … ve …’a devrine ilişkin tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Birleşen davada ise davacı … vekili, aracın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile araç üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı … vekili, …,… vekili, … vekili, … vekili ve davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar … ile davalı Şirket usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazların satışında bedeller ile gerçek değerler arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, hisse devirlerinin iptaline, araç satışında bedel farkının olmadığı ve diğer iptal koşullarının mevcut bulunmadığı gerekçesiyle tasarrufun iptali isteminin reddi ile aynı gerekçe ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiş hüküm Hazine vekili, davalılar … ve … vekili, … Zafer vekili, … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Davalı borçlu tarafından dava konusu aracın Umut’a 23/07/2007 tarihinde satıldığı ancak 06/06/2008 tarihinde yapılan yoklamada aracın halen borçlunun elinde olduğu ve borçlu tarafından kullanıldığı anlaşılmış olmasına göre bu hususun hayatın olağan akışına uygun düşmediği gözetilerek borçlunun kullanımını haklı gösteren sebep bulunup bulunmadığı araştırılmadan yazılı şekilde araç hakkındaki davanın reddine karar verilmesi buna bağlı olarak da istihkak davasının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, 6183 s.K’nın 27. maddesinde amme alacağını ödememiş borçlulardan müddetinde veya hapsen tazyikine rağmen mal beyanında bulunmayanlarla malı bulunmadığını bildiren veyahut beyan ettiği malların borcuna kifayetsizliği anlaşılanların; ödeme müddetinin başladığı tarihten geriye doğru iki yıl içinde veya ödeme müddetinin başlamasından sonra yaptıkları bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların hükümsüz olduğunun, 28/I-2 maddesinde ise edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp
yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine ve aynı Kanun’un 30. maddesinde ise borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafın yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğunun ifade edilmesine somut olayda da davalı …’ın, borçlu ile önceye dayalı alım satım ilişkisinden dolayı tasarrufun iptale tabi olduğunun anlaşılmasına göre tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davalı … vekilinin temyizi itirazlarının incelenmesinde,
Davalı …’in satın aldığı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalı …’in aşamalardaki savunmasında taşınmazın satın alınması sırasında bankadan para çekildiği ve borçluya ödendiği ileri sürülmüş olmasına karşın bu husus üzerinde durulmamıştır. Resmi delillerle belgelenen ödemelerin taşınmazın satış bedeline ilave edilerek fahiş farkın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği Dairemizin yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca davalı … ile ilgili taşınmaz yönünden ödemeye ilişkin belge ve bilgilerin nelerden ibaret olduğu ve bu hususu destekleyen deliller bulunup bulunmadığı sorularak toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetli değildir.
4- Borçlular … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
a) Borçlular hakkında yapılan takip evraklarının dosya içerisine alınmış olmasına, borcun ödenmediğinin açık bulunmasına, davalı …’a yapılan satışta bedel farkının mevcut olması yanında 6183 sayılı Kanun’un 30. maddesinde
borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafın yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğunun ifade edilmesine somut olayda da davalı …’ın, borçlu ile önceye dayalı alım satım ilişkisinden dolayı ve davalılar … ile …’in de bir ticari işletmenin tamamını devir almış olmalarına göre borçlunun maksadını bilen ya da bilebilecek durumda olan kişilerden sayılmalarına göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
b) Davalı …’e yapılan satış yönündün 3 numaralı bentte yazılı gerekçelerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının, (4-a) bendinde yazılı nedenlerle de davalı borçlular … ve … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının, 3 numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı … vekilinin, (4-b) bentte yazılı nedenlerle davalı borçlular … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 990.00 TL vekalet ücretinin davalı … Karakoç’dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil edilen davalı …’e verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 15.007,05 TL kalan harcın temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, … ve …’e geri verilmesine 21.05.2013 tarihinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.