Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/7601 E. 2013/1340 K. 11.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7601
KARAR NO : 2013/1340
KARAR TARİHİ : 11.02.2013

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, GOP 4. İcra Müdürlüğü’nün 2008/8044 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, … İcra Müdürlüğü’nün 2009/19 sayılı Talimat dosyasında yapılan 30.01.2009 günlü hacze konu menkullerden CNC tezgâhının finansal kiralama şirketinden alındığını ve haczedilemeyeceğini, diğer ikisinin ise başka firmalardan fatura ile satın alındığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiş, daha sonra CNC tezgâhı yönünden davanın finansal kiralama şirketine ihbarına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
Müdahil davacı vekili, istihkak davasının kendilerine ihbar edildiğini, dava konusu CNC torna tezgâhının mülkiyetinin müdahile ait olduğunu, üçüncü kişinin ise sadece finansal kiralama sözleşmesi gereğince ve kiracı sıfatı ile mahcuzu elinde bulundurduğunu belirterek istihkak iddialarının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, haczin çevreden sorulup borçlu …’ya ait olduğu tespit edilen yerde borçlunun ve eşinin huzurunda yapıldığını, davacı şirketin alacaklıdan mal kaçırmak için paravan olarak kurulduğunu, borçlu ve eşi arasındaki boşanmanın da muvazaalı olduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “davacı ve borçlu şirketler arasında ortakları arasındaki akrabalık bağı nedeni ile organik bağ bulunduğu, İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerektiği, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin sunduğu delillerin istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli olmadığı, mahcuzların müdahilin sunduğu finansal kiralama sözleşmesi kapsamında kaldığının tespit edildiği“ gerekçesi ile üçüncü kişinin davasının reddine ve müdahilin davasının kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
… Asliye Ticaret Mahkemesi’nde takip alacaklısı tarafından takip borçlularına karşı haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat isteğine dayalı dava açılmış, yargılama sonucunda 11.06.2008 gün, … sayılı kararla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, buna ilişkin hüküm, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 26.01.2011 gün, … sayılı ilamı ile “davalı …’nın ıslah yolu ile takas ve mahsup talebinde bulunduğu Mahkemece bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği bununla ilgili değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, bunun dışında kalan diğer temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
Davalı borçlunun alacaklı hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2009/2009 ve … İcra Müdürlüğü’nün … sayılı Takip dosyaları üzerinden başlatılan icra takipleri sırasında 03.04.2009 tarihli yazılı başvuru ile takas talebinde bulunulmuştur. İcra Müdürlüğü tarafından talebin reddine dair verilen karara yönelik şikâyet
başvurusu GOP İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.04.2009 gün, 531–623 sayılı kararı ile reddedilmiş; buna ilişkin hüküm, Yargıtay Yüksek 12. Hukuk Dairesi’nin 17.11.2009 gün, … sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkemece uyma kararı verilerek yapılan inceleme sonucunda bu kez şikâyet başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Haksız rekabetten doğan tazminat davası ile ilgili verilecek kesinleşmiş Mahkeme kararının sonucu ile takas talebi uyarınca yapılacak işlemlerin sonucu istihkak davası sonucunda verilecek kararı etkileyecek mahiyettedir.
Mahkemece yukarıda değinilen Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşmesi ve takas talebine yönelik başvurunun sonucunun beklenmesi gerekirken, işin esasına yönelik yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 11.2.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.